Tag Archives: ÇEVİRİ

“FINNEGAN’IN UYANIŞI” TÜRKÇE’DE…

Edebiyat tarihinin en zor okunan romanlarının yaratıcısı James Joyce‘un 17 yılda tamamladığı, Finnegan’s Wake (Finnegan’ın Uyanışı) romanı nihayet Türkçeye çevrildi, hem de aynı anda iki farklı yayınevi tarafından… Ünlü yazarın 1939 tarihli son romanı olan Finnegans Wake, son döneme dek “Türkçeye çevrilemez” olduğu gerekçesi ile basılmamıştı… Ancak, nihayet Finnegans Wake, Umur Çelikyay’ın tercümesiyle Aylak Adam Yayınları tarafından yayımlanıyor… Üç kitaplık seri şeklinde yayımlanacak olan romanın ilk cildi “Finnegan’ın Vahı” 1 Ocak 2016’da satışa çıkacak… 322 sayfalık romanın satış fiyatı 22 TL…

Bu bilgi açıklandığı sırada, Sel Yayıncılık’ın haberi de geldi… Yayınevi, çevirmen-yazar Fuat Sevimay tarafından Türkçe’ye tercüme edilen aynı eseri basacağını duyurdu… james joyce face

Finnegan’s Wake, ünlü İrlandalı roman yazarı James Joyce’un 1939 tarihinde yayımlanan, son ve Ulysses ile birlikte en önemli romanı olarak kabul ediliyor… Romanın başkarakterleri; Humphrey Chimpden Earwicker, karısı Anna Livia Plurabelle, oğulları Shem, Shaun ve kızları Issy, tüm insanların düşünde yaşattığı ideal aile tipini temsil etmektedir… Roman, onların şahsında tüm insanların ve insanlığın tarihini içinde barındırır… Eserin en önemli özelliği o güne kadarki edebiyat türlerinden farklı olarak, kendi diline sahip, okuması oldukça güç ve sembollerle yüklü bir roman olması… Romanda, uyku ve rüya aleminin gizleri kelimelere dökülmüştür, hem de Joyce’un kendi yarattığı tuhaf dilde… Bunun nasıl bir şey olduğunu anlamak için aşağıda verdiğimiz kitaptan küçük bir alıntıya bakmanız yeterli…

“…nehiryatağında, Havva ile Âdem’i geçip sahilin keskin ucunda körfeze kıvrılır, emrisakin ve yılankavikusvari bir döngüyle bizi yine Howth Cebelhisarı ve Efradına ulaştırır.

Aşk ozanı Bay Tristram daha, Kuzey Armorika’dan kalkıp güv’ertesinde patlayan dalgalarla kanalı geçip, Küçürek Evropa’nın bu sıska kıstağını kasıktıdarına katayazmak için, yineyeniden ayak basacakmışken: ne daha ummanın akıntılarıyla sürüklenen kıdemli bıçkıcıların taşakları, Laurens Kentinde mumbraları duble götüren kıtıpiyozların gözlerinde büyümüşken: ne de topatrağın bağrından asasıyla ateş çıkartanın yalazlarının çıtırtısı, mişem mışım dolananı da taftiz edileni de iman ile körüklemişken: kör kuru İshak, kamışının dölüyle avulanup da tutub tepetaklak yere serilmemişken: ve çifte kızlar Vanestela, aşk oyunları oynadıkları sviftin peki yekvüjoet dekana diş bileyip, henüz daha elma gibi ikiye yarmamışken. Jhem veya Shen, babalarının koca kayığı ark ışığında mayalanmış ve ebemkuşağının doğuya bakan kızıl ucunun kutsuya değdiği yerkürede görülmüştü…”

Share