film ve kitap önerileri, film ve kitap yorumları, fragmanlar, yıldızlar, yazarlar

“KÜRK MANTOLU MADONNA” ÇAĞDAŞ KLASİKLER ARASINDA…

Sabahattin Ali‘nin ünlü eseri “Kürk Mantolu Madonna” halen Türk Edebiyatı’nın en önemli klasikleri arasında sayılıyor… Eserin telif haklarını yöneten ONK Ajans, dünyanın en büyük yayınevlerinden Penguin’in romanın İngilizce yayın haklarını aldığını duyurdu… Yapılan açıklamaya göre, Penguin Yayınevi Kürk Mantolu Madonna eserini “Modern Klasikler Dizisi”nde yayımlayacak… Kürk Mantolu Madonna’nın İngilizce çevirisi, 2016 yılının ilk aylarında yayımlamış olacak… Penguen Yayınevi, geçtiğimiz yıl da Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Saatleri Ayarlama Enstitüsü” eserini yayımlanmıştı… 164 sayfalık eserin satış fiyatı 11 TL…

kurk mantolu madonna

Kürk Mantolu Madonna, ilk olarak 1943 yılında Hakikat Gazetesi’nde tefrika olarak yayımlanmıştır… Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna’yı ikinci kez askerlik yaptığı Büyükdere’de çadırda yazmış ve tefrika edildiği gazeteye günü gününe yetiştirmeye çalışmıştır… 

Romanda, içine kapanık bir karakter olan Raif Efendi’nin günlüğüne dayanılarak imkansız bir aşk hikayesi anlatılır… Raif Efendi, 20’li yaşlarında babasının isteği üzerine gittiği Berlin’de bir sanat galerisini ziyaret eder… Galerideki tablolar arasında bir sanatçının otoportresini görür ve tablodaki kadını hiç tanımamasına rağmen platonik olarak aşık olur… Raif Efendi, tablodaki portrenin Andrea Del Sarto’nun “Madonna delle Arpie” isimli tabloda resmedilen Madonna’nın portresine benzediğini düşünür… Tabloya o kadar hayran olur ki fırsat buldukça tabloyu görmeye gider… Bu ziyaretlerden birinde, bir kadın onun yanına gelir… Bu kadın, tablonun sahibi olan sanatçı Maria Puder’dir…

kurk_mantolu_madonnaİki farklı karakterdeki bu iki insan arasında uzun süren bir arkadaşlık başlar… Raif, babasının öldüğünü öğrenince Havran’a dönme kararı alır… Maria ile burada mektuplaşmaya devam edecektir… Ancak, birkaç mektuptan sonra, Maria’nın mektupları kesilir… Raif için asla bitmeyecek olan kasvetli günler başlar ve sevmediği bir kadınla evlenir… Ancak, mektupların kesilmesinden tam on yıl sonra Raif, Maria’nın bir akrabasını Ankara’da görür… Ondan da Maria’nın öldüğünün haberini alır… Raif Efendi, kendi ölümünün de yaklaştığını anladığında, tuttuğu günlüğün yakılmasını genç iş arkadaşı Rasim’den rica eder… Genç iş arkadaşı da Raif Efendi ile ilgili bu gizemi çözmek ve onu daha yakından tanıyabilmek için defteri okur…

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir