Category Archives: HABER

SALİNGER’İN HAYATINI ANLATAN “ÇAVDAR TARLASINDAKİ ASİ” FİLMİNİN İLK FRAGMANI YAYINLANDI…

Daha önce sinemaya uyarlanacağını duyurduğumuz Amerikalı ünlü yazar J.D. Salinger’ın özel hayatını anlatan “Çavdar Tarlasındaki Asi” filminden Türkçe altyazılı fragman yayınlandı…

Filmin kadrosunda Kevin SpaceySarah PaulsonBrian D’Arcy JamesVictor GarberZoey Deutch ve Hope Davis gibi isimler yer alıyor… Yönetmenliğini ve senaryosunu Danny Strong‘un üstlendiği yapımın senaryosu ise, Kenneth Slawenski imzalı “J.D. Salinger: A Life” romanından uyarlandı…

Film, 1951 tarihli Gönülçelen (ülkemizdeki adı yeni basımlarda ‘Çavdar Tarlasında Çocuklar’ olarak değişen) romanıyla hatırlanan ve münzevi yaşam tarzıyla dikkat çeken yazarın asi gençlik yıllarını, İkinci Dünya Savaşı’nda kanlı cephede verdiği mücadeleyi, yaşadığı büyük aşk ve büyük kaybı, The New Yorker tarafından reddedilişini ve ikonik kitabının yaratımına olanak veren Travma sonrası stres bozukluğu (PTSD) ile mücadelesini beyaz perdeye taşıyacak…

Aşağıda ilk fragmanını izleyebileceğiniz film, 6 Ekim 2017‘de gösterime girecek…

Share

BU KEZ DE “ÖZGÜRLÜĞÜN ELLİ TONU” GELİYOR…

İngiliz yazar E.L. James’in çok satan kitapları serisinden sinemaya uyarlanan Grinin Elli Tonu serisi devam ediyor… Serinin son filminin adı “Özgürlüğü Elli Tonu”… Filmde başlıca roller değişmiyor: Jamie Dornan bir kez daha Christian Grey’i canlandırırken, Dakota Johnson da Anastasia Steele rolünde olacak… Filmde, ünlü yıldız Kim Basinger,’ın da rolü var… Filmin yönetmenliğini ise serinin bir önceki filmi Karanlığın Elli Tonu’nu da yönetmiş olan James Foley üstleniyor… Aşağıda ilk fragmanını izleyebileceğiniz “Özgürlüğün Elli Tonu” filmi 9 Şubat 2018‘de gösterime girecek…

Share

NORVEÇ’İN OSCAR ADAYI “THELMA”NIN FRAGMANI YAYINLANDI…

2017 Oscar’larında Norveç’i temsil edecek olan “Thelma” isimli filmin fragmanı yayınlandı… Norveç’li yönetmen Joachim Trier’in  yönettiği gerilim filminin senaryosunda da yönetmenin katkısı var… Thelma‘nın konusu ise resmi sitede şöyle özetleniyor:

”Karlı bir ağacın üzerinde duran küçük bir kız ve tüfeğiyle nişan alan babası. Ancak birden babası tüfeği çocuğa doğru çevirir. Adam hedefini düşünürken zaman geçer. Ve Thelma yıllar sonra Oslo’da üniversiteye başlar. Ancak Thelma kendi yaşıtlarından biraz farklıdır. O oldukça hassas ve savunmasızdır, yetişkinler dünyasında yeni tecrübelerle yolunu bulmaya çalışmaktadır. Çoğunluğu dindar ve baskıcı ailelerden yetişmiş çocuklarla beraber üniversite hayatını yaşamaya çalışmaktadır fakat bir gün farklı bir gerçekle yüzleşir. Kütüphanedeyken kuşların camlara çarpmasıyla kriz geçirir ve o anda yardımına Anja koşar. İki genç kadın arasında bir yakınlaşma gerçekleşir.

Ailesi ise bu süreçte Thelma’yı sıkı bir gözetimle izlemektedir ancak Thelma’da bazı değişimler başlamıştır. Yeni dostu Anja ona farklı şeyler hissettirir bu hisler ise onun dini sorgulamalar yapmasına sebep olur. Erotik rüyalar görmeye başlayan ve Anja ile kendisini keşfeden Thelma hakkında çok daha başka bir şey keşfedilir. Bir zamanlar cadılara konulan hastalık teşhisi konulur. Thelma böylece ailesiyle ilgili bazı gerçekleri öğrenmeye de başlar ancak gizemli bir şekilde kız arkadaşı Anja ortadan kaybolur. Kendi gerçeğini kabullenerek evine dönmekten başka bir çare bulamaz.”

Thelma, 10 Kasım 2017’de ABD’de gösterime girecek… Türkiye’deki gösterim tarihi ise henüz belli değil… Filmin fragmanını aşağıda izleyebilirsiniz…

Share

“2017 SONBAHARI”NDA YAYIMLANACAK KİTAPLARDAN SEÇMELER…

Henüz 2017 yılının bitmesine aylar var ve öyle görünüyor ki edebiyat dünyasına yeni gerecek pek çok eser sırada bekliyor… İşte bu yıl sona ermeden yayımlanacak roman, öykü, inceleme, biyografi, söyleşi türlerinden bir derleme…

  • Dan Brown‘un yeni romanı “Orijin”, 3 Ekim 2017’de 12 ülkeyle aynı anda Türkiye’de de okurla buluşacak…
  • Doğan Kitap’tan çıkacak Jo Nesbo’nun yeni kitabı ‘Hamam Böcekleri’, dedektif Harry Hole serisinin ikinci kitabı…
  • David Baldacci’nin ‘Amos Decker’ adlı nevi şahsına münhasır dedektif karakterinin maceralarının sürdüğü ve 2016’da yayımlanan ‘Son Düzlük’ 
    (Last Mile) de Doğan Kitap etiketiyle eylülde raflarda olacak…
  • İrlandalı yazar Glenn Meade’in yeni romanı ‘Unquiet Ghosts’ ekimde İthaki Yayınları’ndan çıkıyor…
  • Man Booker finalisti Graeme Macrae Burnet‘den ‘Kan İzlerinin Peşinde’, romanı Monokl Kitap’tan çıkıyor…
  • Dünyaca ünlü İsrailli edebiyatçı Amos Oz’un son romanı ‘Judas’ Doğan Kitap tarafından yayımlanacak…
  •  Ahmet Ümit, Suriyeli göçmenleri de konu alan ‘seri katil’ romanı Everest Yayınları’ndan çıkacak..
  • Mario Levi’nin yeni romanı ‘Yanlış Tercihler Mahallesi’ de Everest Yayınları’ndan eylülde geliyor…
  • Nermin Bezmen tarihi bir aşk öyküsü anlattığı ‘Bir Harp Gelini’ Doğan Kitap’tan çıkıyor…
  • Cemil Kavukçu’nun ‘Yüzünüz Kuşlar Yüzünüz’ kitabı Can Yayınları’ndan…
  • Murat Menteş‘in yeni fantastik macerası April Yayınları’ndan çıkacak…
  • Cevat Çapan’dan yeni şiir kitabı ise Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkacak olan ‘Son Duraktan Bir Önce’…
  • Ünlü piyanist Fazıl Say‘ın ekimde Doğan Kitap’tan çıkacak olan ‘Dostluk Güncesi’nde hayata, sanata, gündeme dair düşünceleri var…
  • Elif Şafak’ın son dönemde yazdığı güncel yazıları da Doğan Kitap’tan çıkacak ‘Uzaktan Sevmek’te…
  • Haruki Murakami’nin dünyaca ünlü orkestra şefi Seiji Ozawa ile müzik ve hayat üzerine yaptığı sohbetlerden olan kitap (Absolutely on Music: Conversations with Seiji Ozawa) kasımda Doğan Kitap’tan çıkıyor…
  • ‘Orta Dünya’nın kâşifi, fantastik edebiyatın üstadı J.R.R. Tolkien’in, Humphrey Carpenter imzalı biyografisi İş Kültür Yayınları’ndan sonbaharda çıkıyor…
  • Rock müziğin yaşayan efsanesi Bruce Springsteen’in 23 dile çevrilen, çok satan otobiyografisi ‘Born To Run’ ekimde Doğan Kitap’tan çıkıyor…
  • Futbol yıldızı Mesut Özil’in ilk olarak Almanya’da yayımlanan anıları da (Orijinal adı: Die Magie Des Spiels) önümüzdeki ay Doğan Kitap’tan çıkıyor…
  • Ayrıca, Şebnem İşigüzel ve Karin Karakaşlı’dan çocuklara özel öyküler geliyor. Eylülde Çınar’dan çıkacak ‘Uçtu Uçtu’ ve ‘İyi Geceler Luna’ isimli iki kitap da farklı bir formatta olacak…
  • David Mitchell’ın ilk kez 2015’te yayımladığı ‘Slade House’ ekimde Doğan Kitap’tan geliyor…
  • İngiliz edebiyatının güçlü ismi Ian McEwan’ın son romanı ‘Fındık Kabuğu’, 21. yüzyılda geçen bir Hamlet uyarlaması, Yapı Kredi Yayınları’ndan…
  • George Orwell edebiyatının kıymetli parçalarından olan günlüklerden bir örnek, eylülde Sel Yayınları etiketiyle çıkıyor…
  • 2004’te Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen Avusturyalı romancı Elfrieda Jelinek’in 1972’de basılan ‘Micheal’ı, İletişim Yayınları etiketiyle ilk kez Türkçe’de…
  • Bilimkurgunun usta ismi Ursula K. Le Guin’in 2000’de yayımlanan romanı ‘The Telling’, İthaki Yayınları etiketiyle Türkçe’de olacak.
  • Sinemaya da uyarlanan ilk kitabı ‘Marslı’ ile şöhrete kavuşan bilimkurgu yazarı Andy Weir’in son kitabı ‘Artemis’ aralık ayında İthaki Yayınları etkiketiyle Türkçe’de…

Share

ÜNLÜ YAZARLARIN SON İSTEKLERİ…

Geçtiğimiz ay Sabitfikir Dergisi’nde Zeynep Şen tarafından kaleme alınan bir makalede, edebiyatın ünlü isimlerinin son istekleri ile ilgili bir küçük derleme yayımlandı… Söz konusu yazıda özet olarak deniliyor ki; “eserlerinin yok edilmesini istemiş tüm edebiyatçıların eserleri gerçekten yakılmış olsaydı, günümüzde klasik sayılan pek çok eserden mahrum kalacağımız gibi, usta kabul ettiğimiz kimi yazarların adlarını dahi bilemeyecektik…”

İlginç bilgiler içeren bu yazıyı sizlerle paylaşıyoruz…

“Amerika’nın gelmiş geçmiş en önemli tiyatro yazarlarından biri olan Edward Albee, 2016’da hayatını kaybetmişti. Aramızdan ayrıldığında 88 yaşında olan Albee, özellikle Kim Korkar Virginia Woolf’tan? eseriyle biliniyordu. Albee’nin kısa süre önce –temmuz başında– haberlere düşen vasiyetnamesi, eserleri arasında daha önce hiç kimsenin okumadığı ve görmediği, büyük ihtimalle tamamlanmamış oyunlar olabileceği fikrinin doğmasına sebep oldu. Zira Albee’nin vasiyetnamesindeki son isteklerinden biri de yarım kalmış tüm eserlerinin yakılarak yok edilmesiydi. Yazar bu mühim görevi iki yakın arkadaşına, William Katz ve Arnold Toren’e vermiş.

Elbette yalnızca Edward Albee değil, tarihte aslında pek çok yazar eserlerinin yok edilmesini istemişti. Dolayısıyla bu açıdan bakıldığında Albee’nin isteği pek de sıra dışı bir şey değil. Asıl sıra dışı olan, Toren ve Katz’in, Albee’nin son dileğini gerçekten yerine getirecek ve böylece belki de başlı başına birer şaheser olan eserleri yok edecek olmaları. Zira şu ana kadar eserlerinin yok edilmesini istemiş tüm edebiyatçıların eserleri gerçekten yakılmış olsaydı, günümüzde klasik sayılan pek çok eserden mahrum kalacağımız gibi, usta kabul ettiğimiz kimi yazarların adlarını dahi bilemeyecektik. Mesela…

Kafka

1883’te Prag’da doğan Kafka, hiç kuşkusuz, gelmiş geçmiş en önemli edebiyatçılardan biri. Ne var ki Kafka hiç de öyle olduğunu düşünmüyordu. Ona soracak olursanız kendisi çok başarısız, hatta yeteneksiz bir yazardı. Kafka’nın mektuplarına da yansıyan bu özgüven problemi, birkaç hikaye dışında hiçbir eserini bastırmamasına yol açtı. Kafka 1924’te hastalandığında ve öleceğini anladığında, arkadaşı Max Brod’dan son bir dilekte bulundu; hiçbiri okunmaya değer olmayan eserlerinin, kendisi öldükten sonra yakılması. Kafka’nın “okunmaya değer olmayan” şeklinde tanımladığı bu eserler, şimdilerde herkesin “okuması gereken” kitaplar arasında saydığımız Dönüşüm, Şato, Amerika adlı eserleri! Şansımız varmış ki Max Brod, Kafka’nın bu isteğini yerine getirmedi. Metinleri yakmak yerine bir yayınevine ulaştırdı. Böylece bir anlamda, Kafka’nın da edebiyat tarihinde hak ettiği yere gelmesini sağlamış oldu.

Robert Louis Stevenson

Define Adası, Doktor Jekyll ve Bay Hyde gibi kitaplarıyla tanıdığımız Robert Louis Stevenson da eserlerinin yakılmasını istemiş yazarlardan… Ancak Stevenson tüm eserlerinin değil de yalnızca birinin, Doktor Jekyll ve Bay Hyde’ın yakılmasını istemiş. Hatta istemekle kalmamış, bunu bizzat yapmış.

1850 doğumlu Stevenson’ın Doktor Jekyll ve Bay Hyde’ı 1886’da yayımlanmıştı. Ancak bu “ilk” baskı, metnin aslında yeniden yazılmış haliydi. Stevenson romanı yıllar önce ilk olarak eşi Fanny’ye göstermiş. Romanı beğenmeyen Fanny’nin ağır eleştirileri karşısında da tümünü şöminesinde yakmış. Sonrasında yaptığı içine sinmeyen Stevenson, yazı masasının başına geçip, yaklaşık 30 bin kelimelik romanı sil baştan yazmış. Doktor Jekyll ve Bay Hyde yayımlandığında hemen ilgi odağı olmuş ve Stevenson’ın döneminin en önemli yazarlarından biri olmasını sağlamıştı. Fanny’ye gelince… Ne ilginçtir ki o romanın değerini basıldıktan sonra bile görememiştir.

Gogol

Eserlerini bizzat yakan bir diğer yazar da Gogol. Son derece dindar olan Gogol’ü, şaheseri kabul ettiğimiz Ölü Canlar’ı kaleme almaya iten şeylerden biri de böylesi inançlı biri oluşuydu. Gogol aslında Ölü Canlar’ı takiben iki kitap daha yazmak ve böylece bir üçleme oluşturmak niyetindeydi. Ancak ikinci kitabı yazmaya çalışırken takılıp kalınca, bunu Tanrının çalışmasını onaylamaması olarak yorumladı. Şüpheye düşen Gogol, Peder Matvey Konstantinovsky’ye akıl danışmaya gittiğinde, Peder Konstantinovsky ona eserlerinin yeterince iyi olmadığını söyleyip onları yakmaya teşvik etti. Gogol de ne yazık ki bu tavsiyeye uydu. Eserlerini bu şekilde “öldüren” Gogol, ilginçtir, on gün sonra hayata veda etti.

Virgil

Eserinin yakılarak yok edilmesini isteyen en eski yazar, Antik Roma’da yaşamış olan Virgil olsa gerek. Tam adı Publius Vergilius Maro olan ünlü şair, Latin dilinin en değerli eserlerinden biri olan Aeneis destanını kaleme almıştır. M.Ö. 70 yılında dünyaya gelen Virgil, M.Ö. 19’da ölmeden önce bir arkadaşından Aeneis’i yakmasını istemiştir. Rivayete göre bu dilekte bulunmasının sebebi aynı şeyi yapmayı deneyip başaramamasıdır. Söz konusu arkadaşı Virgil’in isteğini yerine getirmek üzereyken İmparator Sezar devreye girmiş; böylece Aeneis, kısmen İmparator’a düzülen övgüler sebebiyle olsa gerek kurtarılmış ve günümüzde dek gelmiştir.

Vladimir Nabokov

Yazarların eserlerinin yok edilmesini istemelerinde bir haklılık payı da oluyor zaman zaman! Bunun herhalde en bilinen örneği Vladimir Nabokov. Özellikle Lolita eseriyle hem edebiyat tarihinin ortasına hem de popüler kültüre yerleşmiş olan Nabokov, 1977de öldüğünde eşi Vera’ya son eseri Laura’nın Aslı’nı yakmasını vasiyet etmişti. Ancak her zamanki gibi Vera bu isteği yerine getirmedi. Kıyamadı belki ama eseri bastırmak da elinden gelmedi! Neticede Laura’nın Aslı, Vera’nın da ölümünden sonra oğulları Dmitri’ye kaldı. Dmitri uzun süre düşündükten sonra, sonunda, 2008’de romanı bastırmaya karar verdi. Yarım kalmış bir roman olan Laura’nın Aslı basıldığında eleştirmenlerce ve okurlarca oldukça olumsuz karşılandı. Çıkan eleştirilerden bazıları, “Keşke Nabokov’un son dileğine uyulsaydı,” şeklindeydi!”…

Share

EN ÇOK SATAN EN ÇOK OKUNAN KİTAPLAR (AĞUSTOS 2017) YENİ…

EN ÇOK SATAN EN ÇOK OKUNAN KİTAPLAR (AĞUSTOS 2017)

  İMGE İDEFİX D&R KİTAPYURDU
1 Elia ile Yolculuk,  Zülfü Livaneli, Karakarga Elia ile Yolculuk,  Zülfü Livaneli, Karakarga
Elia ile Yolculuk,  Zülfü Livaneli, Karakarga
Elia ile Yolculuk,  Zülfü Livaneli, Karakarga
2 Bir Eski Cumhuriyet İçin, Ali Sirmen, İmge
Hayvanlardan Tanrılara-Sapiens, Yuval Noah Harari, Kolektif
Güzel Kaybettik, Caner Yaman, Hayy
Güzel Kaybettik, Caner Yaman, Hayy
 3 Spinoza Bir Başlangıç, Diego Tatián, Dost Olağanüstü Bir Gece, Stephen Zweig, İş Bankası
Hayvanlardan Tanrılara-Sapiens, Yuval Noah Harari, Kolektif
Ay Işığı Sokağı, Stephen Zweig, İş Bankası
4 Dreyfus Davası – Dünyaca Unutulamayan Yargılama Yanılgısı, Sami Selçuk, İmge Homo Deus, Yuval Noah Harari, Kolektif
Romantika, Turgut Özakman, Bilgi
Otomatik Portakal, Anthony Burges, İş Bankası
5 Öfke Günleri, John Holloway, İletişim Bağırmayan Anne Baba Olmak, Hal Edward Runkel, Aganta
Huzursuzluk, Zülfü Livaneli, Doğan Kitap
Hayvan Çiftliği, George Orwell, Can
6 Her Yerden Çok Uzakta, Ursula K. Le Guin, İmge Ay Işığı Sokağı, Stephen Zweig, İş Bankası Ol Der ve Olur, Tuğçe Işınsu, Feniks
Huzursuzluk, Zülfü Livaneli, Doğan Kitap
7
Hayvanlardan Tanrılara-Sapiens, Yuval Noah Harari, Kolektif 
Fi, Çi, Pi , Üç Kitap, Azra Kohen, Destek
Kurallar Kitabı, Metehan Demir, Yakamoz
Romantika, Turgut Özakman, Bilgi
 8 Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın, Juniçiro Tanizaki, Jaguar  Romantika, Turgut Özakman, Bilgi
Sana Hep Benden Söz Edecekler, Şiir Sokaktadır, Destek
Sineklerin Tanrısı, William Golding, İş Bankası
9 Suçlar ve Cezalar Hakkında, Cesare Beccaria, İmge  Taht Oyunları, George R.R.Martin, Epsilon 
Sıradaki Teşekkürüm Bana Yanlış Yapanlara, Nilgün Bodur, Artemis
Bağırmayan Anne Baba Olmak, Hal Edward Runkel, Aganta
10 2000’ler Türkiye’sinde Sosyal Politika ve Toplumsal Cinsiyet, İmge Körlük, Jose Saramago, Kırmızı Kedi Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali, YKY 1984, George Orwell, Can, Taze

Share

ALMANYA’YI OSCAR’DA FATİH AKIN’IN FİLMİ TEMSİL EDECEK…

Almanya’nın bu yılki Oscar ödüllerinde Fatih Akın’ın yönetmenliğini yaptığı “Aus dem Nichts” (Solgun) adlı filmle temsil edileceği açıklandı… Filmde, Neonaziler tarafından düzenlenen bir terör saldırısı ve bu saldırıda Kürt eşini ve oğlunu kaybeden Alman bir kadının hikayesi anlatılıyor…

Dünya prömiyeri 26 Mayıs 2017’de Cannes Film Festivali’nde yapılan film, başrol oyuncusu Diane Kruger’e festivalin en iyi kadın oyuncusu ödülünü getirmişti… Film, Almanya’da 8’i Türk 10 kişinin ölümünden sorumlu tutulan aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör hücresi ekseninde son yıllara damgasını vuran skandaldan izler taşıyor… Filmin başrollerinde  Diane Kruger ile birlikte Denis Moschitto ve Numan Acar var… 1 saat 46 dakikalık filmin IMDb Puanı 6,6…

Filmin konusu ise kısaca şöyle: Katja, Kürt asıllı Nuri Şekerci ile evlidir ve çiftin beş yaşında bir oğlu vardır… Hamburg’ta yaşarlar… Katja öğrenciyken Nuri’den esrar aldığı sırada tanışır… Nuri hapisteyken ikilinin ailesi de evliliklerine karşı olmalarına rağmen çift evlenir… Rocco adında bir çocukları olur… Nuri, uyuşturucu ticaretini bırakır… Hapiste olduğu dönemde işletme okumuştur, şimdiyse Hamburg’ta bir çeviri ve vergi dairesinde çalışmaktadır… Oğlunu o öğleden sonra kocasının ofisine bıraktıktan sonra Katja akşam dönerken yolun kapatıldığını görür… Bir polis memuru, bir adamla çocuğun çivi bombası saldırısı sonrası öldüğünü söyler… DNA analizleri sonucu ölenlerin Katja’nın kocası ile oğlu olduğu anlaşılır… Saldırıdan kısa bir süre önce, Katja olay yerinde bisikletin yeni olmasına rağmen bisikletini parmaklıklar boyunca zincirlemeyen sarışın bir genç kadın görmüştür… Bisiklet sepetinde de siyah bir paket vardır… Buna rağmen polis soruşturması ilk başta uyuşturucu kaçakçılarının intikamına odaklanmıştır… Katja, saldırının kocasının Kürt kökenli oluşuyla ilgili olabileceğinden şüphelenmiştir… Polis, uluslararası bağlantıları olan yeni bir neo-Nazi çifti olan André ve Edda Möller adlı iki şüpheliyi yakalar ve ikili cinayetle suçlanır… Daha sonraki duruşmada, bir uzman bombalı saldırının tüm korkunç ayrıntılarını anlatır… Danilo Fava, Katja’nın avukatıdır… Katja adalet ve intikam istemeye karar verir…

Share

LEONARDO DiCAPRIO “LEONARDO DA VINCI”Yİ CANLANDIRACAK…

İki ünlü Leonardo sonunda bir araya geliyor… Ünlü yıldız Leonardo DiCaprio, Rönesans döneminin ve tüm zamanların en ünlü sanatçı ve bilim insanlarından biri olan Leonardo Da Vinci‘yi canlandıracak… Walter Isaacson’ın yönetmenliğini üstleneceği filmin ne zaman gösterime gireceği ise bilinmiyor… 

DiCaprio, son filmi “The Revenant” ile 2015 yılında en iyi aktör dalında Oscar kazandıktan sonra yeni bir projede yer almamıştı… Bununla birlikte, IMDb kaynaklarında, aktörün Martin Scorsese’in çektiği ‘Killers of the Flower Moon’ filminde, daha sonra da henüz yapım aşamasında olan ‘The Black Hand’ adlı filmde oynayacağı görülüyor…

DiCaprio daha önce de biyografik eserlerde oynamış, “The Revenant” filminde gerçek bir karakter olan Hugh Glass’ı, “The Aviator” (2005) filminde Howard Hughes’u ve “The Wolf of Wall Street” (2013) filminde Jordan Belfort’u canlandırmıştı…

Bu son filmin ise Walter Isaacson’un ekim ayında yayımlanacak olan “Leonardo da Vinci” isimli kitabından uyarlanacağı biliniyor…

Share

“LOVING VINCENT” FİLMİNDEN YENİ FRAGMAN YAYINLANDI…

Bir kaç ay önce yapım aşamasında olduğunu duyurduğumuz Loving Vincent” filminden yeni bir fragman yayınlandı… 1890 yılında sadece 37 yaşında iken ölen ünlü ressam Vincent Van Gogh’un yaşam hikayesini anlatan animasyon film için, Van Gogh’a ait eserlerden oluşturulan 65 bin yağlı boya resim kullanıldı… Film, bir İngiliz-Polonya ortak yapımı… 1 saat 35 dakikalık filmin gösterime giriş tarihi ise IMDb kaynağına göre 6 Ekim 2017 olacak…

Hollandalı sanatçının, olası kurşun zehirlenmesi ve temporal lob epilepsisi nedeniyle görme sorunları yaşadığı ve bu sorunların resimlerindeki olağanüstü renk seçimlerine yansıdığı düşünülüyor… Filmin her bir karesi, Van Gogh’un yüzyıl önce kullandığı teknikle yapılmış yağlı boya kanvas resimlerden oluşuyor… Filmin hikayesi ise ünlü ressamın, çoğu kardeşi Teo ile yaptığı 800 kadar mektup yazışmasına dayanıyor… Atina’daki atölyede 125 animatör ressam 6 yıl çalıştı…

Share

PRESTİJLİ EDEBİYAT ÖDÜLÜ MAN BOOKER’IN UZUN LİSTESİ AÇIKLANDI…

Dünyanın en önemli edebiyat ödüllerinden biri olan Man Booker’ın uzun listesi bugün açıklandı… 1969 yılından beri İngilizce dilinde yazılan ya da İngilizceye çevrilerek Britanya’da yayımlanan kitaplara verilen Man Booker Ödülü, 50 bin sterlin tutarındaki para ödülüyle de dünyada adından en çok bahsettiren edebiyat ödülleri arasında yer alıyor…

Bu yılki seçimler, 150’den fazla eser arasından yapıldı… 2014’te ABD’li yazarların da katılımına açılan Man Booker’ın listesinde bu kez Paul Auster; bir adamın dört eşzamanlı yaşamını anlattığı 4321 romanıyla, George Saunders; Lincoln in the Bardoromanıyla ve Pulitzer ve Amerikan Ulusal Kitap Ödülü sahibi Colson Whitehead; önümüzdeki aylarda Siren Yayınları tarafından Türkçe yayınlanacağı duyurulan The Underground Railroad’la yer alıyor…

Seçici kurulun başkanlığını üstlenen Barones Lola Young, liste hakkında şunları söyledi: “Uzun listeye kalan 13 romanı belirlediğimizde, bu toplamın barındırdığı muazzam enerji, hayal gücü ve çeşitliliğin tam anlamıyla farkında varabildik… Uzun liste, sadece dil ve edebî tarz olarak değil, protagonistlerinin kültürü, yaşı ve cinsiyeti bakımından da geniş bir yelpaze sergiliyor… Buna rağmen, tüm romanlar arasında ortak bir ruh olduğunu bulduk, meseleleri fırtınalı olsa da, güçleri ve vardıkları yer yaşam vericiydi- zamanımız için güçlendiriciydi…”

Altı kitaptan oluşan Man Booker kısa listesi 13 Eylül 2017‘de, ödüle değer görülen kitap ise 17 Ekim’de açıklanacak…

İşte Man Booker 2017 uzun listesi:

  1. 4321, Paul Auster
  2. Days Without End, Sebastian Barry
  3. History of Wolves, Emily Fridlund
  4. Exit West, Mohsin Hamid
  5. Solar Bones, Mike McCormack
  6. Reservoir 13, Jon McGregor
  7. Elmet, Fiona Mozley
  8. The Ministry of Utmost Happiness, Arundhati Roy
  9. Lincoln in the Bardo, George Saunders
  10. Home Fire, Kamila Shamsie
  11. Autumn, Ali Smith
  12. Swing Time, Zadie Smith
  13. The Underground Railroad, Colson Whitehead

Share