film ve kitap önerileri, film ve kitap yorumları, fragmanlar, yıldızlar, yazarlar

BİLİM-KURGU EDEBİYATIN ÖNEMLİ İSMİ URSULA LE GUIN YAŞAMINI YİTİRDİ…

Bilim-kurgu ve fantezi edebiyatının en önemli ve verimli yazarlarından biri olan Ursula K. Le Guin 88 yaşında hayatını kaybetti… 1929 doğumlu olan Le Guin, en çok “Karanlığın Sol Eli”, “Yerdeniz” üçlemesi ve “Mülksüzler” gibi eserleriyle biliniyordu… Hugo ve Nebula gibi birçok ödül sahibi Le Guin’in kitapları 40’tan fazla dile çevrildi ve milyonlarca kopyası satıldı… Yazarın 20’den fazla romanı ve  100’den fazla kısa öyküsü bulunuyor… İlk romanı, oldukça geç bir dönemde, yazar 37 yaşında iken, 1966 yılında yayımlanan Le Guin’in eserlerinde ağırlıklı olarak Jung, taoizim, varoluşçuluk ve Yunan mitolojisinden ilham alan kurgular yer alır…

Radcliffe College’da lisans eğitimi, Columbia Üniversitesi’nde “Fransa ve İtalya’da Orta Çağ ve Rönesans Dönemi Edebiyatı” üzerine yüksek lisans yapan yazar, 1951’de tarihçi Charles A. Le Guin ile evlendi… Bir yandan yazarlık yaparken, bir yandan da üç çocuğunu ve dört torununu büyüten Le Guin, eserlerinin pek çoğunda bireysel gözlemlerine ve kendi yaşam öyküsünden alıntılara yer verdi… Le Guin, 1969’da “Karanlığın Sol Eli” adlı romanıyla bilim kurgu dünyasının iki büyük ödülü olan Hugo ve Nebula ödüllerini aldı… 1974’te yazdığı ütopik bilim-kurgu romanı Mülksüzler ile 1975’de yine Hugo ve Nebula ödüllerini kazandı… Le Guin’in bilim-kurgu ve fantastik eserlerinin yanında şiir ve çocuk kitapları da bulunmaktadır… Le Guin’in bazı eserleri sinema ve TV filmlerine konu olmuştur… Bunlardan biri de ünlü animasyon film yapımcısı Hayao Miyazaki’nin oğlu Garo Miyazaki tarafından sinemaya uyarlanan Yerdeniz Öyküleri’dir… 2006 yapımı bu filmin fragmanını aşağıda bulabilirsiniz:

Eserleri içinde en popüler olanlar, Yerdeniz Üçlemesi ya da sonradan eklenen dördüncü ve beşinci kitapla Yerdeniz Beşlemesi’dir… Wikipedia’da Le Guin’in edebi kişiliği şöyle anlatılmaktadır:

“Temel feminist teoriye oldukça hakim olan Le Guin yazılarında teorisini gizlice vererek erkek okuru rahatsız etmez ve teoriyi okuyucuya gizlice zerk eder… Anarşist eğilimli ya da anaerkil toplumlar yaratmaktan çekinmez… Zaten hayatı boyunca asice hareket etmiştir… Kadınlar, Rüyalar, Ejderhalar adlı denemesinde yer alan makalelerinden birinde, bir zamanlar Playboy dergisinde bile yazdığını söylemektedir… Pek çok okuru için bilge bir kadın tiplemesi olan LeGuin Ged (Çevik Atmaca) karakteri ile de pek çok okurun kişiliğine etki etmiştir… Yüzüklerin Efendisindeki bilge ve ilk yaratılan Gandalf’ın aksine, LeGuin’in baş kahramanı Ged, Gontlu bir keçi çobanı olarak başlayıp Roke adası büyücülerinin en büyüklerinden olmuştur… Yeraltı tanrılarının başrahibesi Tenar ise sıradan bir kadın olmayı tercih ederek kendini bulmuştur… LeGuin’in her kahramanı, her romanı bir süreç, bir değişim anlatır… Bilgeliği ve büyümeyi değişmekten korkmamakta bulur…

Le Guin’in karakterleri basmakalıp kahramanlardan uzaktır… Genç mükemmel kadın ve erkekler yaratmayan yazarın kahramanları genellikle yaşlı adamlar veya koca karılar, cılız, sakat veya tecavüze uğramış ve intikam peşinde koşamayacak kadar çaresiz çocuklardan oluşmaktadır… Bu haliyle Le Guin romanları çaresizliği, yaşama cesaretini vurgulayan mütevazi görünümlü gizli bir romantizm barındırmaktadır… Oldukça sık kölelikten bahseder… Öncelikle köleliği tüm şatafatlı sembollerinden arındırır… Köleleri, bir kölenin yalın ve itirazsız, itaatkar dünyasında herhangi bir şeyi sorgulama yeteneğinden yoksun insanlardır… İsyandan bahseder, ama yanlışlıkla köle sıfatı taşıyan soylu kurtarıcılardan yoksundur hikâyeleri… Kadınlık ve erkeklik, çocukluk ve erişkinlik, kölelik ve sahiplik gibi zıtlıklara vurgu yapmaktadır… Le Guin yalın ama şiddet dolu bir evreni yansıtır… Şiddeti adlandırmaktan çekinmez… Özgürlük ve cesaret dolu bir dili vardır…”

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir