film ve kitap önerileri, film ve kitap yorumları, fragmanlar, yıldızlar, yazarlar

AŞK, SEVGİ, EVLİLİK ve ÇOCUK EĞİTİMİ İÇİN AYKIRI MANİFESTO (3)

Sevgili edebiyat ve sinema düşkünleri, bugün sizlerle tanınmamış bir yazarın (ne yazık ki ismini şimdilik saklamamızı istedi) son günlerde elime geçen kısa bir eserini paylaşacağım… Deneme türünde yazılmış bu eserde yazar, aşk, sevgi, evlilik, boşanma ve çocuk eğitimi konularında fikirlerini paylaşıyor, ancak itiraf etmeliyim ki (zaten kendisi de eserin başında bu şekilde bir uyarıda bulunuyor) bu denemede okuyacağınız fikirlerin bir kısmı (hatta büyük bir kısmı) klişelere aykırı ve rahatsız edici… Yine de sinemada ve edebiyatta kendisine eşsiz bir yer edinmiş olan aşk, sevgi, ilişkiler, çocuklar vb. konularda daha önce hiçbir yerde okumadığınız ve başka bir kaynakta (özellikle yaşam koçluğu kitaplarında) okuma ihtimaliniz olamayacak bambaşka, aykırı, değişik fikirleri bu yazılarda bulabilirsiniz… Evet, ilk olarak bu sayfada bir bölümünü sunduğumuz eseri, parçalar halinde vermeye devam edeceğiz… Baştan söylemeliyim ki, burada okuyacaklarınız asla (moda tabiriyle) bir yaşam koçluğu kitabından alıntılara benzemiyor… Onun için arkanıza yaslanın ve okumaya başlayın…

DAHA ÖNCE YAYINLANAN 1. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

DAHA ÖNCE YAYINLANAN 2. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

MANİFESTO     

Sayın okuyucu naçizane manifestom başlıyor artık. Arkanıza yaslanın ve gözlerinizi satırlar üzerinde gezdirirken, şu söyleyeceklerime kulak verin. Verin ki kısacık yaşamınızı mümkün olduğu kadar güzel yaşayın. Buna ihtiyaç var, çünkü kendimizi üzerinde yaşarken bulduğumuz şu dünya aptallarla, ne istediğini bilmeyenlerle ve daha da kötüsü her şeyin en iyisini bildiklerini zannedenlerle dolu.

Yazdıklarımı sakin kafayla, herhangi bir infiale kapılmadan okuman, bugüne kadar öğrendiklerini, bildiğini sandığın şeyleri ve de sana öğretilenleri unutman gerekiyor. Burada yazılanlara o kadar çok tepki gelebilir ki sen de ‘acaba bunlar yanlış mı?’ diye düşünebilirsin. Hatta burada yazılanları başkalarına anlattığında ‘yok artık, daha neler!’ nidalarıyla karşılaşabilirsin. Bunlara kulak asma. Kitabı okuduktan sonra senin de hak vereceğin doğrulara göre yaşamana bak. Mutlu ol!

Gelelim sana; işte büyüdün, uzun zamandır sosyal, zihinsel, cinsel, kısacası her bakımdan ve hukuki tanıma göre de bir bireysin. Çocukluk ve ilk gençlik dönemi geçip gitti. Ama sana aktarılmaya çalışan şeyler hala kulaklarında. İçinde kıpırtılar var. Okullarını ve üniversiteyi bitirdin, mezun oldun. Hatta iş de buldun. Aferin! Eee, şimdi ne yapacaksın? Tabii ki gözlerin etrafı taramaya başladı. Hadi bakalım, karşı cinsle yakınlaşma zamanı. Bu çok iyi bir şeydir. İnsan olduğunu anlamak için şarttır ve insan olduğunu ne kadar çok anlasan o kadar da iyidir (Ne demek istediğimi anlatabildim sanırım!). Dolayısıyla, bol bol ‘yakınlaşmak’ gerekir. Burada muzırlık yapıp, salt ileri fiziksel yakınlaşmayı kast etmiyorum elbet. Sevgiline sarılıyor, öpüyor ve dokunuyorsun, artık gerisi hayal gücüne kalmış. Bunları yaparken de hayaller kuruyorsun. Artık nasıl oluyorsa, karşındaki insan şu kısacık yaşamını birlikte geçirmeyi düşündüğün tek kişi oluveriyor. Sen ve ondan başka kimsenin olmadığı bir dünyada yaşıyormuş gibi, başka kimse kalmamış gibi bağlandın gitti. Eee, devam edelim o halde. Etraftan da sıkıştırmalar başladı işte. Hem seninkiler hem de sevgilinin ailesi, ‘sizi’ kabullendi. Arkadaşlar seni anınca, aynı anda arkadaşını da anıyor. Ortak arkadaşlar arttı, sayıları iyice kabardı. Hatta bir adım daha atalım. Artık, bazı sınırları da aştınız ve de halvet oldunuz. Eh, bundan sonra artık evlenirsiniz, değil mi?..

EVLENMEYİN…

İşte, sana anlatacaklarım tam da burada başlıyor. Artık dayanamayacağım: Sana ilk söyleyeceğim tek şey ‘sakın! sakın evlenme! Bunu yapmak, söylemekten çok daha güç biliyorum; çünkü evlilik kurumu (akla her şeyden önce köhne bir binayı getiren “kurum” ne demekse) insanın en önemli buluşlarından biri ve daha iyisini henüz yapamadık. Ama bu ileride yapılmayacak anlamına gelmiyor. Evlilik kurumunu meşru kılan iki şey var ki; bunları bugünün koşullarında başka türlü halletmek çok güç. Bunlardan biri doğacak çocukların nesebinin ne olacağı, diğeri de miras ve edinilen malın, paranın bugün ya da ileride paylaşılması meselesi… Dolayısıyla, daha iyi bir sistem toplum tarafından kabul görünceye ve buna da uygun yasalar vs. çıkıncaya kadar evlenmeye devam edelim bakalım… Tabii, modern toplumlar için konuşuyorum. Günümüzde evliliğin filan olmadığı toplumların olduğunu, hatta kadın egemen toplumlarda erkeğin değersizleştiğini de görüyoruz. Şehirlerde bile daha “rasyonel (burada “insana yakışan” ve “doğaya daha uygun” demek isterdim)” toplumsal yaşamı seçenler, örneğin çingenelerde evlilik kurumu olabileceği kadar zayıf. Sormak zorundayım: Bir erkekle bir kadının bir bağı olacaksa bu bağın illa zincirlerle kurulmaması gerektiğini düşünenler haksız mı yani? Neyse burada amacım evliliği tartışmak değil; ancak kitabımızın konusu olan çocuğun eğitimine gelmek için ne yazık ki buradan geçmek gerekiyor… Hatırlatayım, kupkuru bir “ahlakçılık” yapıp, “çocuk sahibi olmak için evlenmek gerekir” tarzı bir söylem beni kahırdan öldürebilir. İsviçreli bilim adamlarının yaptıkları araştırma sonuçlarına göre evlenmeden de çocuk sahibi olunabilir ve gelecekteki toplumlarda yaygın şekilde olunacaktır da… Aslında evlenmek için illa evlenmek de gerekmez. “Bu da nereden çıktı?” diyebilirsin. Evet, burada kısaca evlilik bahsine girelim o zaman. Evlilik diye dayatılan yaşam tarzı, öyle bir şeydir ki kısa bir süre sonra (sanki adından ilham alıyormuş gibi) aynı evin içinde birlikte yaşamaya evrilir. Doğal olarak, böyle bir şey yapmak için evlenmenin gerekli olmadığı sonucu kendiliğinden çıkıyor ortaya. Bir sürü masrafa ve sosyal sorunlara neden olmadan hem de. Paslanmış klişeler ve kuralların hâkim olduğu krallığımızda bunu yapmayı başaran kaç kişi olabilir sizce? Anneniz babanız ne der, ya ilişkinin garantisi, sigortası nerede kaldı? Garantisiz, beklentisiz, suiistimalsiz, sigortasız nasıl yaşanır? Çocukluğumuzdan beri bizlere bunları öğretmediler mi?

(Devam edecek)…

Share

Hits: 21

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir