film ve kitap önerileri, film ve kitap yorumları, fragmanlar, yıldızlar, yazarlar

AŞK, SEVGİ, EVLİLİK ve ÇOCUK EĞİTİMİ İÇİN AYKIRI MANİFESTO (15)…

Sinemada ve edebiyatta kendisine eşsiz bir yer edinmiş olan aşk, sevgi, ilişkiler, çocuklar vb. konularda daha önce hiçbir yerde okumadığınız ve başka bir kaynakta (özellikle yaşam koçluğu kitaplarında) okuma ihtimaliniz olamayacak bambaşka, aykırı, değişik fikirleri bu yazılarda bulabilirsiniz… Evet, ilk olarak bu sayfada bir bölümünü sunduğumuz eseri, parçalar halinde vermeye devam edeceğiz… Baştan söylemeliyim ki, burada okuyacaklarınız asla (moda tabiriyle) bir yaşam koçluğu kitabından alıntılara benzemiyor… Onun için arkanıza yaslanın ve okumaya başlayın…

1. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

2. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

3. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

4. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

5. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

6. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

7. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

8. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

9. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

10. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

11. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

12. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

13. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

14. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

Bu örneğe tekrar bakılacak olursa; bir taşla, bir anda birden çok kuş vurulduğu görülecektir: 1) Doğrudan kendisine söylenmese de çocuk bir birey yerine konulduğunu hissetmiştir (yani gereksiz diyalogdan, söz temasından kaçınılmıştır), 2) Çocuğa istediği oyuncak alınmıştır ama babanın (yani otoritenin, sürü liderinin) istediği zamanda -bir kazan-kazan dengesi kurulmuştur, 3) Çocuğa istediği bir şeye erişmek için bazen beklemesi, sabretmesi, plan yapması, hatta para biriktirmesi gerektiği gösterilmiştir, 4) Kısacası; çocuğun alışveriş davranışı disipline edilmiş, birey olarak hakları tanınmış, güven duymanın ve verilen sözü yerine getirmenin ne demek olduğunu anlaması sağlanmıştır. Bu çocuk, ne bu kez ne de bir dahaki seferde, alışveriş için ağlayıp tepinmeyecek, eteklere yapışıp yerlerde yuvarlanmayacaktır.   

İkinci bir örnek de çocuğun bilgisayar oyunlarına ve TV seyretme durumuna ilişkindir. Her çocuk, bu iki şeyin de düşkünüdür. Bu iki unsurunda çocuğun zihinsel, bilişsel kapasitesini bir yere kadar artırıyor olması yadsınamaz. Ama yok ettiği o kadar çok şey vardır ki: 1) zamanı kullanma becerisi, 2) yaratıcılık, 3) motor (el-göz uyumu, el becerisi) yetenekler. Bunlar az şeyler midir? Maalesef hiç değil. Günümüz ev yaşantısında, bilgisayar oyunları ve TV seyretme aktiviteleri, çocuğun ebeveynle çatışma haline geldiği en önemli noktalardan biridir. Ne var ki, bunun bir çaresi bulunmaktadır. Hem de çocuğu birey olarak kırmadan ve ebeveynleri zor durumda bırakmadan ve yine tekrar edeyim; gereksiz söz teması kurmadan. Yine bir örnekle açıklamaya çalışayım: Çocuk bilgisayar oyunu oynamak istemektedir. Ebeveyn de en azından bilinçli bir ebeveyn olarak çocuklarının bu işle haddinden fazla zaman geçirdiğini düşünmektedir. Kolay yol, çocuğa asla bilgisayar oyunu oynamayacağının söylenmesidir. Bunun yaratacağı gerginliği hiç bir anne baba gerektiği gibi yönetemeyecektir. Halbuki bunun yerine çocuğa sadece belirli bir süre (örneğin; yarım saat, 45 dakika gibi) bilgisayar oyunu oynayabileceği, sonra da birlikte örneğin; arabalarıyla oynamanın çok güzel olacağı söylenirse evde hiçbir gürültü olmayacaktır. Tabii, buradaki koşul, bilgisayar oyunundan sonra mutlaka araba oyunu için zaman ayırmaktır. Buradaki kazançlara bakalım: 1) Çocuk bilgisayar oyunu oynamış ve kendince kazançlı çıkmıştır, 2) Ebeveyn, sürü lideri olduklarını tekrar göstermiş ama bu arada çocuğun birey olma (kendi kararını verme) hakkına zarar vermemiştir, ebeveyn kazanmıştır, 3) bilgisayar oyunundan sonra çocukla oynanan araba oyunu, çocuğa el yeteneklerini geliştirme ve ebeveynle güzel vakit geçirme şansını vermiştir. Yine hatırlatalım; bu örnekte de çocukla gereksiz diyaloğa (söz temasına) girilmemiştir.

Çocuklar karşısında ebeveynin tutumu o kadar hassas ve anlıktır ki, çocuğa yönelik olsun ya da olmasın, bilerek veya bilmeyerek yapılan doğru ya da yanlış bir hareket anında kayda girer. Çocuk için doğru artık budur. Bir keresinde, bir para çekme makinasından aldığı fişi yırtıp yere atan adamın yanındaki minicik çocuğun (sanırım 3 yaşlarındaydı), kâğıt parçalarını yere düşene kadar gözleriyle takip ettiğine şahit oldum,  o saniyeler içinde çocuğun çevre eğitimi tamamlanmıştı. Ebeveynler bazen çocukla olan temaslarında, çocuğun taleplerine karşılık, anlık olarak ne diyeceklerini bilemezler. Bu gibi durumlarda, akla gelen ilk cevabı verme kolaycılığına kapılmamak gerekir. Bunu pek çok anne baba anı kurtarmak ve o an için çocuğun taleplerinden kurutulmak için kestirme bir yol olarak kullanırlar. Hâlbuki bu gibi ters durumlarda, “bunu düşünmem lazım” denebilir ve hatta süre de verilebilir, örneğin; “bunu yarın öğlene kadar düşünmem gerekiyor” gibi. Düşünmeden verilen sözler, artık otorite simgesi olan ebeveynin ağzından bir kez çıktığı için, çocuk için güvenin ve doğrunun simgesi haline gelir.

Evet, yukarıdaki örnekler de göstermektedir ki hem çocuğun hem de ebeveynin istediklerinin birlikte gerçekleştirilmesi mümkündür. Bu süreçte sabırlı olmak, çocuğa güven vermek, ona bir birey olarak haklar tanımak ve bunların arkasında durmak ve istikrar ve kararlılıkla mücadele etmek gerekir. Bu mücadele aslında yetiştirmek istediğiniz adamın ya da kadının yapım sürecidir.

(devam edecek)…

Share

Hits: 20

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir