Daily Archives: 26 Aralık 2018

AŞK, SEVGİ, EVLİLİK ve ÇOCUK EĞİTİMİ İÇİN AYKIRI MANİFESTO (20)…

Sinemada ve edebiyatta kendisine eşsiz bir yer edinmiş olan aşk, sevgi, ilişkiler, çocuklar vb. konularda daha önce hiçbir yerde okumadığınız ve başka bir kaynakta (özellikle yaşam koçluğu kitaplarında) okuma ihtimaliniz olamayacak bambaşka, aykırı, değişik fikirleri bu yazılarda bulabilirsiniz… Evet, ilk olarak bu sayfada bir bölümünü sunduğumuz eseri, parçalar halinde vermeye devam edeceğiz… Baştan söylemeliyim ki, burada okuyacaklarınız asla (moda tabiriyle) bir yaşam koçluğu kitabından alıntılara benzemiyor… Onun için arkanıza yaslanın ve okumaya başlayın…

1. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

2. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

3. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

4. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

5. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

6. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

7. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

8. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

9. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

10. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

11. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

12. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

13. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

14. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

15. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

16. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

17. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

18. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

19. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

Özellikle bu yaşta çocukların ilk düşündükleri şey kendi güvenliklerinin kaybolacağı endişesidir. Çocuk bu haberi aldığında, ilk olarak bana şimdi kim bakacak, nerede kalacağım vs. diye düşünür. Anne babayı artık aynı evde görüp görmeyeceği bile ikinci plandadır. Onun için çocuğa güven vermelisiniz. Boşanmanızın nedenlerini bütün detaylarıyla sakın anlatmayın, bunlar akılda kalıcı şeylerdir ve o günlerdeki ruh durumunuzla sonradan pişman olacağınız şeyler söyleyebilirsiniz. Asla eşinizi kötülemeyin, kötü biri olduğunu söylemeyin, sadece böyle olmasının uygun olacağını çünkü artık evliliği yürütmeye yetecek kadar arkadaş kalamayacağınızı söyleyin. Her zaman onun yanında olacağınız konusunda ona öyle güven vermelisiniz, bunu öyle vurgulamalısınız ki, çocuğun aklında kalan en önemli konu bu olmalı.

Gelelim, ana babanın çocuğa boşanma sonrasındaki davranışlarına. Bu süreç de en az boşanma süreci kadar önemlidir. Hatta doğal olarak daha uzun süreceği için daha önemlidir. Baştan söyleyeyim ki, çocuğun ihtiyaçları zamanla azalacağından, bu önemli zaman aralığı, giderek azalan zorluk derecelerinde en çok 8-10 yıl kadar sürecektir. Şimdi diyeceksiniz ki, bunlar hepsi iyi güzel de, söylendiği kadar kolay mı yahu? Yok, değil tabii ki. Ama inanın yıllar geçip gidiyor ve her şey geride kalıyor. Bir kez, şöyle düşünmek doğru olur: İnsanlar boşu boşuna boşanmaz, bunun nedenlerini aklınızda tutun. İkincisi çocuğun bir değil iki evi olması da hoş bir şey olabilir kendisi için. Sonuçta anne ve baba hala hayattadır ve onunla ilgilenmektedir. Ancak burada belirtmeliyim ki, bu ilgiyi fazla abartmamak gerekir. Genellikle yapılan hatalar arasında en büyüğü çocuğa yoksunluk hissini tattırmamak için normal dışı bir ilgi göstermektir. Bundan kastım, boşanma sonrası süreçte çocuğun istediği her şeyi yapmak, her istediği oyuncağı hatta fazlasını almak, almak, almak, almaktır. Çocuklar, önceleri sizi cezalandırmak için, sonradan da bu durumdan fayda sağladıklarını gördükleri için eziyete devam edebilir. Buna izin vermeyin.

Kitabın en sıkıcı bölümünde olduğumun farkındayım ve ben de siz okuyucular gibi sıkıntılar içerisindeyim bunları yazarken. Boşanmaktan vazgeçin bile diyebilirim şu anda. Aslında bunda bir gerçeklik payı da yok değil. Pek çok beraberlik bir diğerinden çok da farklı değil dostlar. Çünkü büyük ihtimalle bir başkası için boşanıyorsunuz, yani birbirimizi kandırmayalım, zaten hazır olan bir başka adam ya da kadın için (bunu genellikle erkekler yapar, kadınlarsa hayatlarına yeni bir erkek girmeyeceğine yemin ederler, sonra unuturlar). Ya da hadi sizleri pek üzmeyeyim, en azından boşandıktan sonra bir başkasıyla yeni bir hayat kurmayı düşünüyorsunuz. Söylemeliyim ki size (karakterinize, dünya görüşünüze vs.) ve koşullarınıza (çocuğunuza, anne babanıza, işinize vs.) uygun ve anlayışlı birine rastlama şansınız oldukça düşük. Böyle bir insanla karşılaşma şansınız yok demiyorum tabii ama bir bakacaksınız ki bir önceki evliliğinizde yaşadığınız sorunların benzerlerini, hatta daha beterlerini yeniden yaşamaya başlamışsınız. Yine de denemeye değer dostlarım, sözlerim sizi yanıltmasın. Dünyada sizi sadece siz olduğunuz için sevebilecek, sizi daha önceki evliliğinizden yanınızda getirdiğiniz çocuğunuzla sevecek, annenizi, babanızı, kardeşlerinizi sevebilecek, kısacası mutluluğun asla yalnız gelmediğini bilen birisini bulma şansınız her zaman vardır. Hayatın güzelliği de burada saklıdır. Ben derim ki, devam etme şansınız varken yaşamayı sürdürün, ölünce bu şans çok zayıflayacak.

İyi bir boşanmanın nasıl başarılacağını anlatırken bu konuya tekrar neden geldiğimi tam olarak bilemiyorum ama galiba kafayı çalıştırıp şöyle bir ilgi kurabilirim: Boşanmış olmanızı dert etmeyecek, çocuğunuzu benimseyecek, sizi hayaller peşinde koşarken değil de reel koşullar altında seven, bunların sizi yaratan koşullar olduğunun farkında olacak bir hayat yoldaşı ile boşanma sonrası süreci daha iyi yönetebilirsiniz. Boşanma ve çocuk demişken şunu da söylemeliyim, evlilik birliği çocuğun umurunda değildir, onların umursadığı şey anne babalarının kendilerini sevmeye, korumaya, değer vermeye, hayatlarını güzelleştirmek için çaba göstermeye devam edecek olmalarıdır. Boşanma sürecinde ve sonrasında kendi derdinize düşüp de bu duyguları ve değerleri çocuğa vermeyi unutmayın. Anne ya da babasını kaybetmiş bir çocuktan daha fazla şansı olacağını ona hissettirin, bu koşullarda dahi büyüyüp hayata hazır bireyler halinde gelişen çocuklar olduğunu da her zaman aklınızın bir köşesinde bulundurun.

En başta bir yerlerde söylemiştim galiba, tekrar edeyim. İnsan gibi boşanmayı başarmak mümkündür ve bu, işin içine dâhil olan unsurlar düşünüldüğünde, insan gibi evlenmekten daha kolay bile olabilir. Boşanmanın yaratabileceği sorunlar hem maddi hem de manevi boyutları itibarıyla, evlenmenin yaratabileceği sorunlardan daha çok değildir. Belirli koşullar altında bir zamanlar birlikte olmayı seçen insanların, zaman içerisinde değişebilmesi muhtemel onlarca koşul altında artık birlikte olmamayı seçmesinden daha doğal bir şey olabilir mi, bilemiyorum? Yani sözün kısası, çünkü sıkılmaya başladım artık, sizi mutsuz eden bir hayatı çekeceğinize boşanacaksanız boşanın, boşanmayacaksanız da öyle yaşamaya devam edin. Sonuçta herkes kaçınılmaz şekilde şöyle ya da böyle yaşayıp ölüyor, onların arasında fark edilmezsiniz bile. Boşanmakla hata yaptığınızı düşünürseniz sonradan, hayatta hata yapan tek kişi siz değilsiniz ve herhangi birimizin herhangi bir konuda hata yapmama şansı sadece yüzde ellidir. Of, galiba bitti,  hadi bana eyvallah…

(The End)…

Share

Hits: 53

ROMA FİLMİNDEN VOGUE DERGİSİ KAPAĞINA…

Ünlü Meksikalı yönetmen Alfonso Cuaron‘un son filmi Roma‘dan bir yıldız doğdu… Meksikalı sıradan bir vatandaş olan Yalitza Aparicio, filmdeki hizmetçi/dadı rolünde başarılı bir performans sergileyince Vogue Dergisi’nin bu ayki sayısında kapak fotoğrafına değer görüldü… Aparicio, filmin çekildiği şehirdeki oyuncu seçmelerine biraz da meraktan katılmış ama seçmeler sonunda başrole uygun görülmüştü… Aparicio’nun hikayesi BBC’nin haberlerine de konu oldu… Söz konusu haberi aşağıda okuyabilirsiniz…

“Yalitza Aparicio, üç yıl önce bir sabah, kız kardeşini, köylerinde duyurusu yapılan bir oyuncu seçmesine götürmek için hazırlandı. Ama tıpkı köyün kalanı gibi o da şüpheciydi. Oaxacan bölgesine bağlı Tlaxiaco isimli köye gelen bir grup yabancı potansiyel aktrisler için arayışta olduklarını söylüyorlardı ama projenin ne olduğunu kimse bilmiyordu. Filmin ne olduğu ya da yönetmen konusunda da bilgi yoktu. Gizem bu denli fazla olunca dedikodular başladı. Köydeki birçokları bu seçmenin bir düzmece olduğunu, amacın kadın ticareti olduğunu düşünüyordu.

Ancak tüm bu atmosfere karşın, Aparicio, kızkardeşi Edith’i seçmelerin yapılacağı yere getirdi ancak oraya vardıklarında, oyunculuğa her zaman meraklı olan kardeşi vazgeçmek zorunda kalmış ve Yalitza’dan seçmelere girmesini istemişti. 9 aylık hamile olan Edith seçmeye katılamasa da en azından içeride ne olduğunu bilmek istiyordu. Yalitza seçmelere girdi ve kısa bir süre sonra da hayatını değiştiren cevap geldi: Başrol onundu…

Yönetmen Cuarón, Yalitza’yi gördüğü anda gerçek hayatta kendi dadısı olan “Libo”dan (Liboria Rodríguez) ilhamla kaleme aldığı bu senaryodaki karakterini onun oynayacağını bildiğini söyledi. Yalitza’ya göre ise bu istediği ya da beklediği bir şey değildi, sadece böyle olmuştu. Aktris, Meksika’da büyük bir sansasyon yaratışmış durumda. Fotoğrafları Vanity Fair, Vogue gibi önemli dergilerin kapaklarında yer alıyor. Birçok kişi, onun ortaya koyduğu bu imaj sayesinde, Meksika’daki değişik deri renklerini, yüz biçimlerini temsil eden “çeşitliliğin” sonunda görünür olmasının başarıldığını düşünüyor. Hatta, güzelliğin yalnızca bir biçimini görmeyi tercih eden yayın organlarının da değişmesinde tarihi bir kilometre taşı olduğu yorumu yapılıyor. Peki ama ünü oynadığı filmi aşan ve Meksika toplumunda başka dinamikleri devreye sokan bu genç kadın kim?

Roma isimli filmde Aparicio, orta sınıf bir Meksika ailesinin hizmetçisi Cleo’nun hikayesine hayat veriyor. 1993 yılı doğumlu aktris, karakterle olan bağı sorulduğunda da, tıpkı “Cleo” gibi dadılık yapan annesini anlatıyor. Annesinin bu bakıcılık işi ile kendisine ve kardeşlerine baktığını söylüyor. Fakir bir toplulukta büyüyen 25 yaşındaki aktris, her ne kadar öğretmenlik okulu mezunu olsa da, seçmeyi kazandığı sırada işsizdi ve kardeşine yardım ederek para kazanıyordu. Verdiği birçok röportajda, çocukluğundan beri içine kapanık olduğunu, fotoğraf çektirmeyi veya topluluk içinde konuşmayı sevmediğini anlattı. Yalitza, oyunculuğu da hiç aklından geçirmemişti: “Doğrusu sinema sanatının hayranı da değildim, Alfonso Cuarón’un kim olduğunu da bilmiyordum”. Ama o tüm fiziksel özellikleri ile ünlü yönetmen Cuarón’un tam aradığı kişiydi.

İngiliz The Guardian gazetesi filmi yılın filmi olarak konumlandırdı. Aparicio’nun filmdeki performansını “yılın en iyisi seçen” Time dergisi ortaya koyduğu oyunculuğu şu cümlelerle özetliyor: “Tüm hayatınız boyunca oyunculuk çalışmış ve hala iyi olmadığını düşünen biri olabilirsiniz. Ya da böyle hiçbir zaman bu hayatı düşlememiş biri olur ve kimsenin kamera önüne daha önce hiç ayak basmadığınıza inanamayacağı usta bir performans ortaya koyarsınız.” Yalitza’nın yarattığı sansasyon Meksika sınırlarını çoktan aşmış durumda. Ama Güney Amerika ülkesi içinde, moda dergilerine kapak olarak başlattığı tartışma sürüyor.

Vogue’a verdiği röportajda da bu tartışmaya şöyle bakıyor: “Sadece bazılarının filmlerde oynayabileceği ve dergi kapaklarına çıkabileceği yönündeki düşünce kalıbı kırılması ve Meksika’daki diğer yüzlerin de tanınmaya başlaması, beni çok mutlu ediyor, köklerimle gurur duymamı sağlıyor. “Derim, sonuna kadar tüm renkleri ile Meksikalı, ve yine sonuna kadar insan…”

Share

Hits: 45