Daily Archives: 21 Aralık 2018

AŞK, SEVGİ, EVLİLİK ve ÇOCUK EĞİTİMİ İÇİN AYKIRI MANİFESTO (17)…

Sinemada ve edebiyatta kendisine eşsiz bir yer edinmiş olan aşk, sevgi, ilişkiler, çocuklar vb. konularda daha önce hiçbir yerde okumadığınız ve başka bir kaynakta (özellikle yaşam koçluğu kitaplarında) okuma ihtimaliniz olamayacak bambaşka, aykırı, değişik fikirleri bu yazılarda bulabilirsiniz… Evet, ilk olarak bu sayfada bir bölümünü sunduğumuz eseri, parçalar halinde vermeye devam edeceğiz… Baştan söylemeliyim ki, burada okuyacaklarınız asla (moda tabiriyle) bir yaşam koçluğu kitabından alıntılara benzemiyor… Onun için arkanıza yaslanın ve okumaya başlayın…

1. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

2. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

3. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

4. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

5. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

6. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

7. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

8. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

9. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

10. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

11. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

12. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

13. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

14. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

15. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

16. BÖLÜM’Ü BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ…

Sevgili okuyucu, bir sürü lafügüzaf arasında en önemli konulardan birini de atlamayayım. Kendi yaşamlarımızda, farkına varmadan dibe vurduğumuz bir konu var ki bunu söyleyince herkes gibi siz de “aa, ben öyle değilim” diyeceksiniz ve yanılacaksınız. O da, karşımızdakini dinler gibi görünüp dinlememe hastalığımız. Genlerle taşınan bu hastalık, bulaşıcı değildir ama genlerimizde olduğu için hemen herkesi etkilemiştir. “Benim ebeveynlerim beni can kulağıyla dinlerdi” diyen kaç kişi çıkar aramızda? Bırakın dinlenmeyi, ne konuşuluyordu ki evlerimizde? Neyse, çocukluk anılarımıza çok fazla geri dönmeden sadede geleyim: Çocuklarınızı dinleyin… Yani, onları gerçekten dinleyin. Söyledikleri çocukça (ki başka türlü ifade edemedikleri için öyle söylemişlerdir) şeyler içinde o kadar derin şeyler bulabilirsiniz ki şaşarsınız. “Hangimiz kendimizi tam olarak ifade edebiliyoruz ki çocuktan ne bekleyebiliriz” dediğinizi duyar gibiyim. Evet, bu bir bakıma doğru çünkü bizler kendi duygularımızı ve düşüncelerimizi o kadar çok baskı ve kontrol altında tutuyoruz ki, çoğu zaman tam tersini söyleyecekken başka bir şey söyleyiveriyoruz. Huzur kaçmasın diye eşimize; onu sevdiğimizi, özlediğimizi, hiç aldatmadığımızı (bu ne demekse, oysa herkes birbirini aldatıyor, üstelik sadece cinsel anlamda değil, örneğin; kıskanç biri değilim diyerek, kimseye kötülük yapmam diyerek, çocukları severim diyerek vs.) söylüyoruz ve bunların çoğu sabun köpüğü gibi havaya karışıp gidiyor. Hangimiz (ki şanslı olanlarımızı bunun dışında tutuyorum) o’nu gördüğünde çok mutlu oluyor, her seferinde o’na ilk kez sarılıyormuş gibi sarılıyor, hangimiz? Belki bu açıdan, bir şekilde devam eden çoktan bitmiş evlilikler bile daha huzur dolu ve aldatmasız olabilir. En azından yalan söylemek zorunda kalmaz insan… Neyse, nereden nereye geldik. Çocuklarınızı dinleyin, evet buradaydık. Onları dinleyin çünkü vereceğiniz cevaplar onlar için umduğunuzdan daha değerlidir. Çünkü onlara baştan savma cevaplar verdiğinizde bunu anlarlar ve siz, evet çocuğunuzu eğitmek için can atan sizler, büyük bir fırsatı o anda kaçırmış olursunuz. Yani işin özü, onların ne dediğini anlamak için değil, tam tersine söylediklerine doğru ve hepsi kayıt altına alınan güzel cevaplar ve tavırlarla karşılık verebilmek için onları can kulağıyla dinleyin. Unutmayın, cevap sadece sözlerle değil, tavırlarla da verilir. Hatta belki daha da çok tavırlarla, davranışlarla verilir. Bu konuda son olarak, onlarla konuşurken gözlerinizle takip edin, gözler sözlerden çok şey söyleyebilir. 

Bu bölümün sonuna geldim sanırım. Yine söylemeliyim ki bütün bunlar bazı okuyuculara yararsız, yanlış ve gereksiz gelebilir. Hatta bunları yaparak bir yarar elde etmeyenleriniz de olacaktır. Bunun dört nedeni olabilir: 1) Bu söylediklerimi zamansız ve yanlış uygulamışsınızdır, 2) Yeterince sebat etmemişsinizdir, 3) Çocuğa bu temel davranışları vermekte artık çok geç kalmışsınızdır 4) Yukarıdakilerin hepsi.

Söylediklerimi hafife almayın, yoksa çocuğunuz bunu anlar…

BİRAZ DAHA ÇOCUK EĞİTİM

“Hepsi bu kadar mı?” diyenleriniz ve hala okumaya devam edenleriniz için özel (bir bonus) olarak hazırlanan bu bölümümüzde, çocuk eğitiminde son olarak keşfedilen bazı karanlık alanları aydınlatacağım. “Bakalım daha nelere değinecek, bu adam da sıktı artık” demeyin diye söylüyorum, bu kısım daha da ilginç.

Uzatmayım, çünkü ben de sıkılmaya başladım sanki. Neyse, çocuklarımızı yetiştirirken önemli bir husus da onlara sihirli kelimeleri öğretmemek, daha doğrusu bu konuda sebat göstermemek. “Nasıl” diyeceksiniz? Öyle ki, çocuğunuz sihirli kelimeler olan “lütfen” ve “teşekkür ederim”i sanki isimleri gibi öğrenmelidir. Bu “sihirli kelimeler” benim uydurmam değil elbette; Robert Kolej’de okurken (şaka tabii, düz lisede bunları öğretmiyorlar, kim bilir ben de nerede duydum ilk kez), yani batı kültüründe “magic words” denilen “please” ve “thank you”, hatta “yes, thank you”, “no, thank you” ayrımındaki ifadeleri kullanmayı öğretmeden bir çocuğu akıllı uslu yetiştirdim diyemez kimse. Bunlar, yılanı deliğinden çıkartan sözlerdir, kişinin duygulanım ve kendine söylenene ya da yapılana karşı şükran durumunu gösterirler. Bunlarsız “insan” olunmaz. Bir başka sorun da özür dileme meselesinde gizlenmektedir. Bir kez, her insan hata yapar, yapmalıdır. Hata yapmaktan korkan insan “yaşadım” diyemez. Özür dilemek ise, özrün ötesinde bir şeydir, ama doğru kullanılırsa. Şöyle ki, örneğin çocuğunuz istemediğiniz bir şey yaptı ve siz de yüce analık babalık hakkınızı kullanarak onu cezalandırdınız. Ve, sonrasında çocuğunuz gelip size “özür dilerim” dedi. Buraya kadar her şey mükemmele yakın, yani en azından çocuğa özür dilemeyi öğretmişim yahu diye düşünebilirsiniz. Ama söylemeliyim ki, bir adım daha var bunun ötesinde, yani çözümünüz şimdilik mükemmel değil. Merak etmeyin, mükemmel çözümü de siz bulun demeyeceğim, doğrudan söyleyeceğim. Çocuğun özür dilemeyi öğrenmesi çok güzel olmakla birlikte, bir adım ötesi neden özür dilediğini açıkça bilmesi, idrak etmesidir. Yoksa, bu havada kalan bir özür olur ki, tüketim çağında çabuk tüketilen bir metaya dönüşüverir. Çocuk, bir şey yapar, özür diler, tekrar yapar, yine özür diler ve bu böylece sürüp gider. Eğitim bunun neresinde? O yüzden, çocuğunuz özür dilediğinde bunun nedenini de söylemesini isteyin kendisinden, söylemeden bırakmayın. Örneğin; “seni kırdığım için; o sözü söylediğim için; yatağımı, oyuncaklarımı vs. toplamadığım için,; şımarıkça davrandığım için özür dilerim” gibi. Ancak o zaman bu özür dileme işi, öğrenilmiş bir davranış olmaya başlar. Yine de siz bilirsiniz. Aslında, burada ekleme yapmalıyım ama bu da çocuk eğitime dâhil mi diye düşünebilirsiniz, o da şu: Çocuğunuzu (kendinizi de tabii) öyle eğitin ki küçük, gündelik özürler (yer isterken, izin isterken vs. edilen özürler) hariç hiç büyük özür dilemesin. Bu da nereden çıktı demeyin, anlamı şu: Öyle insanlar olsunlar ki kimseyi kırmasınlar, büyük kusurlar işlemesinler ve böylece de büyük özürler dilemek zorunda kalmasınlar. Son söz: İnsanca davranışları alışkanlık haline getirmek, bu yüzden de mümkün olduğunca az özür dilemek zorunda kalmak ve her koşulda doğru dürüst (samimi) özür dileyebilmek insanlığın gelebildiği en üst aşamalardan biridir.

(devam edecek)…

Share

Hits: 17

HAYATIM YALAN, FRAGMAN, KONU, OYUNCULAR…

HAYATIM YALAN, FRAGMAN, KONU, OYUNCULAR…

Yönetmen: Peter Segal

Oyuncular: Jennifer Lopez, Leah Remini, Vanessa Hudgens

Tür: Komedi, Romantik

Süre: 1 sa. 43 dak.

IMDb Puanı: 5,8

Konu: Güzel bir kadın olan Maya artık 40 yaşına gelmiştir… Büyük bir alışveriş merkezinde çalışmakta olan Maya, kariyer olarak pek de başarılı denecek bir geçmişe sahip değildir… Bu nedenle de Maya gerçekleştiremediği hayallerinin hüsranıyla boğuşmaktadır… 40 yaşına basmasıyla birlikte riskli bir karar alan Maya hayatını ve kendi potansiyelini yeniden keşfetmeye başlar… Bu süreçte Maya, önündeki tek engelin kendisi olduğunu fark eder ve yeni bir yaşam için hiçbir zaman geç olmadığına kanaat getirir… Kendine sıfırdan bir hayat hikayesi yaratan Maya, Madison Caddesi’nin elit zenginlerine zeki bir kadının neler başarabileceğini gösterecektir… Anlattığı geçmiş yalan olsa bile zeka Maya’nın içinden gelmektedir!..

Share

Hits: 13

AŞKIN ALGORİTMASI, FRAGMAN, KONU, OYUNCULAR…

AŞKIN ALGORİTMASI, FRAGMAN, KONU, OYUNCULAR…

Yönetmen: Drake Doremus

Oyuncular: Lea Seydoux, Ewan McGregor

Tür: Romantik, Bilim-Kurgu

Süre: 1 sa. 44 dak.

IMDb Puanı: 6,1

Konu: Film, devrim niteliğinde bir çalışma yapan iki meslektaşı konu alıyor… Mühendis olan Cole ve Zoe, ideal android eşler tasarlayan bir şirkette çalışmaktadır… Romantik ilişkileri geliştirmek ve mükemmelleştirmek için bir teknoloji tasarlayan ikilinin çalışmaları ilerledikçe, keşifleri hayal edebileceklerinden çok daha derinleşir… Doğal yollarla değil de insan elinde yaratılan sentetik insanlar, hissetmeyi keşfedip sevmeyi başarabilmektedir… Bu beklenmeyen mucizeye insanların vereceği tepkiler de bir hayli karmaşıktır… Bu süreçte insan ilişkilerinde çığır açan Cole ve Zoe arasındaki yakınlaşma da kaçınılmaz olur… Fakat android robotlardan Ash’in de Zoe’ye ilgi duymaya başlaması, genç kadının gerçeklerle yüzleşmesine yol açar…

Share

Hits: 14

BUMBLEBEE, FRAGMAN, KONU, OYUNCULAR…

BUMBLEBEE, FRAGMAN, KONU, OYUNCULAR…

Yönetmen: Travis Knight

Oyuncular: Hailee Steinfeld, John Cena, Jorge Lendeborg Jr.

Tür: Aksiyon, Macera, Bilim-Kurgu

Süre: 1 sa. 53 dak.

IMDb Puanı: 7,3

Konu: 1980’li yıllarda tek başına kalan Bumblebee henüz çok gençtir… Nereye gideceğini bilemeyen ve kimsesi olmayan sarı autobot Bumblebee 1987 yılında sürekli kaçmakta ve saklanmaktadır… Bu süreçte güvenli liman olarak sakin bir Kaliforniya sahil kasabasına sığınmıştır… Charlie ise 18 yaşına basmak üzere olan bir genç kızdır… Bir gün Bumblebee’yi harap halde keşfeder… Çalışma ihtimali olan bir külüstür gördüğünü zanneden genç kadın onu tamir etmek için kolları sıvar… Bumblebee’yi atölyesine götüren ve üzerinde çalışmaya başlayan Charlie, amacına ulaştığında ise bu arabanın sıradan bir “tosbağa” olmadığını keşfeder… Bumblebee ile arkadaşlık kuran Charlie, en yakın arkadaşına dönüşen autobotu peşindeki decepticonlardan koruyabilmek için onunla birlikte bir maceraya atılacaktır… Daha önce radyo dalgaları aracılığıyla konuşabilen Bumblebee bu filmde kendi sesine sahip olacak…

Share

Hits: 14

SOĞUK SAVAŞ, FRAGMAN, KONU, OYUNCULAR…

SOĞUK SAVAŞ, FRAGMAN, KONU, OYUNCULAR…

Yönetmen: Pawel Pawlikowski

Oyuncular: Joanna Kulig, Tomasz Kot, Borys Szyc

Tür: Romantik, Müzik, Drama

Süre: 1 sa. 28 dak.

IMDb Puanı: 7,8

Konu: Film, birbirinden tamamen farklı farklı karakterlere sahip bir kadın ve bir erkek arasındaki tutkulu ama imkansız bir aşkın öyküsünü anlatıyor… Zula ve Wiktor birbirinden tamamen farklı karakterlere sahip olan iki aşıktır… Her ne kadar birbirleriyle anlaşamayacak tipler olsalar da kader onların yollarını ayrılmayacak şekilde birbirine bağlar… 

Share

Hits: 12