film ve kitap önerileri, film ve kitap yorumları, fragmanlar, yıldızlar, yazarlar
muhammed film seti

“HZ.MUHAMMED” FİLMİ ELEŞTİRİ ALMAYA DEVAM EDİYOR…

İslam peygamberi Muhammed’i konu alan karikatür, resim, film gibi sanat eserlerinin radikal dinci gruplar tarafından eleştirilmeleri geleneği devam ediyor… İranlı bir film şirketi tarafından yapımı devam eden yeni bir sinema filminde Hz. Muhammed’in çocukluğu anlatılıyor… Filmde Hz. Muhammed’in yalnızca başının arkası ve sırtının görüleceğinin açıklanmasına rağmen, film şimdiden eleştirilerin hedefi Devamı »

bukowski ve kediler

BU HABER BUKOWSKI VE KEDİ SEVERLERE…

1994 yılında 74 yaşında iken ölen çağdaş Amerikan edebiyatının önemli yazarlarından Charles Bukowski’nin şu ana dek yayımlanmamış üç eserinin daha yayıma hazırlandığı açıklandı… The Independent gazetesinde yayımlanan habere göre, Bukowski’nin bu 3 eserinde de kediler önemli rol alıyor… Bu eserlerden ilkinde, yazarın edebi kariyerini konu eden mektuplar yer alıyor… Temmuz’da basılacak Devamı »

2015 istanbul film festivali

2015 İSTANBUL FİLM FESTİVALİ BİLETLERİ HAFTA SONUNDA SATIŞTA…

2015 İstanbul Film Festivali’nin biletlerinin 28 Mart Cumartesi sabahı satışa çıkacağı açıklandı… İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl 34. kez düzenlenen İstanbul Film Festivali 4-19 Nisan 2015 tarihleri arasında sürecek… Biletler; Biletix satış noktaları, Biletix Çağrı Merkezi (0216 556 98 00), Biletix web sitesi (www.biletix.com) ve Atlas ve Rexx sinemalarında açılacak ana Devamı »

Cinairoman polisiye roman sitesi

POLİSİYE ROMAN SEVENLER İÇİN…

2009 yılından bu yana internet dünyasında yayın yapan “Cinairoman.com“, Türkiye’nin polisiye-gerilim edebiyatının arşivini oluşturdu… En eskisi 1885 yılına ait olan Türkçe polisiye roman türünün 7890 eserinin listesini bu sitede bulmanız mümkün… Polisiye roman türünün meraklıları bu sitede kısa öyküler, yazarlarla yapılmış sohbetler de bulabiliyorlar… Sitede yer alan roman kataloğunda, söz Devamı »

istanbul-film-festivali

2015 İSTANBUL FİLM FESTİVALİ NE ZAMAN BAŞLIYOR?..

Bu yıl 34. kez yapılacak olan İstanbul Film Festivali 4-19 Nisan 2015 tarihleri arasında yapılacak… İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından AKBANK sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Film Festivali’nde gösterilecek filmler arasında 14’ünün ilk gösterimleri Festival sırasında gerçekleşecek… Festivalin “Akbank Galaları” bölümünde usta yönetmenler Paul Thomas Anderson ve François Ozon’un son filmlerinden Devamı »

interstellar yıldızlararası yeni son

İŞTE “YILDIZLAR ARASI” (INTERSTELLAR) FİLMİNİN GERÇEK SONU…

Yıldızlararası (Interstellar) filmi geçen yılın en önemli bilim-kurgu filmlerinin başında geliyordu… Merakla beklenen film, teknik dallarda 5 kez Oscar adayı oldu ve hak ettiği görsel efektler ödülünü kazandı… Batman sersinin ve anlaşılması oldukça güç “Inception” (Başlangıç) filminin ünlü yönetmeni Christopher Nolan‘ın yönettiği filmin senaryosu da yönetmen ve erkek kardeşi Jonathan Nolan’a Devamı »

Mission-Impossible-Rogue-Nation

“GÖREVİMİZ TEHLİKE 5″ YAZIN GÖSTERİME GİRECEK….

1996 yılındaki ilk filmle başlayan “Görevimiz Tehlike” sersinin 5. filmi de yakında gösterime girecek… “Artık yeter” demeyecek olan Görevimiz Tehlike hayranları için filmin fragmanı yayınlandı… “Mission: Impossible Rogue Nation” adıyla 31 Temmuz 2015’de gösterime girecek olan filmin yönetmeni Christopher McQuarrie… Başrollerde yine vazgeçilmez Tom Cruise (Ethan Hawk karakterinde) ve Rebecca Ferguson Devamı »

taxi-driver-jodie-foster-robert-de-niro

TAKSİ ŞOFÖRÜ (TAXI DRIVER) FİLMİNİN YORUMU…

Taksi Şoförü filmi, sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri olarak gösterilir… İnsan psikolojisinin derinlerine inmeyi deneyen senaryosu ve kararında kullanılan şiddet ögeleri ile film, gerçekten de seyredilmeye değer bir sinema baş yapıtıdır… 113 dakika uzunluğundaki film, 1977 Aralık ayında Türkiye’de de gösterime girmiştir… Filmin iMDb puanı da bir hayli yüksektir: 8,5… Devamı »

amy winehouse belgesel

AMY WINEHOUSE BELGESELİ HAZİRAN’DA GÖSTERİME GİRECEK…

23 Temmuz 2011’de sadece 27 yaşındayken yaşamını yitiren ünlü İngiliz şarkıcı Amy Winehouse’un kısa yaşamını konu alan belgesel filmin 3 Haziran 2015’de gösterime gireceği duyuruldu… Filmin fragmanı ise henüz yayınlanmadı, ancak çok yakında yayınlanacağı belirtiliyor… Yayınlandığı anda sitemizde olacak… Filmde, ünlü yorumcunun daha önce bilinmeyen şarkı, video ve fotoğraflarını da içereceği Devamı »

ankara film festivali 2015

26. ANKARA FİLM FESTİVALİ NİSAN SONUNDA…

Bu yıl 26. kez yapılacak olan Ankara Film Festivali‘nde ulusal uzun film kategorisinde yarışacak filmler ile festival jürisi belli oldu… Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı’nın düzenlediği festival, Kültür Bakanlığı ve Halkbank’ın desteği ile yapılıyor… 23 Nisan – 3 Mayıs 2015 tarihleri arasında sürecek olan Ankara Film Festivali’nde Onur Ünlü’nün başkanlığını üstleneceği Devamı »

EN ÇOK SATAN KİTAPLAR… EN ÇOK OKUNAN KİTAPLAR…

cok satan kitaplar 2

EN ÇOK SATAN, EN ÇOK OKUNAN KİTAPLAR…

Türkiye’de en çok satan, en çok okunan kitapları sizler için derledik… En çok satan, en çok okunan kitaplar sıralamamızda, ülkemizde öne çıkmış iki önemli yayınevi (İMGE ve D&R) ve internetten satış yapan iki önemli sitenin (İDEFİX ve KİTAPYURDU) satış listelerinin sıralamalarını esas aldık… Mutlaka size uygun kitaplar bulabileceğiniz bu liste, her ay düzenli olarak yenilenmektedir…

2015 ŞUBAT AYININ EN ÇOK SATAN KİTAPLARI

GEÇMİŞ AYLARDA EN ÇOK SATAN KİTAPLAR YAZININ DEVAMINDA…

HAFTANIN FİLMLERİ… (20.03.2015)

kuralsiz gunman fokus kocan kadar konus
Kuralsız The Gunman Fokus Kocan Kadar Konuş

SİNEMA SEANSLARINI GÖRMEK VE BİLET ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ…

GEÇMİŞ HAFTALARIN FİLMLERİ İÇİN TIKLAYINIZ… 

IMDb 250 LİSTESİ (GÜNCEL) İÇİN TIKLAYINIZ…

YILDIZLARDAN SEÇMELER

Uma Thurman Megan Fox Johnny Depp Jennifer Lawrence

DİĞER YILDIZLARI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

FİLM HASILATLARI: HANGİ FİLM NE KADAR SEYREDİLDİ?

GÜNCEL FİLM HASILAT RAKAMLARI VE SEYİRCİ SAYILARI…

Türkiye’de vizyona çıkan filmlerin sinema salonlarında kaç kişi tarafından izlendiğini, kaç salonda kaç hafta vizyonda kaldığını ve ne kadar hasılat sağlandığını merak ediyorsanız, bu konuda benzersiz bilgiler sunan bir web sitesini tavsiye ediyoruz. Site, devamlı olarak en son bilgilerle güncelleniyor. BUNUN İÇİN LÜTFEN AŞAĞIDAKİ BUTONU TIKLAYINIZ…

BOXOFFICE TÜRKİYE

BUGÜNE KADAR EN YÜKSEK DÜNYA HASILATINA ULAŞMIŞ FİLMLER… 

GENÇ YAŞTA TOLSTOY OKUMAK İÇİN 5 NEDEN…

tolstoy

Kalınlığıyla birçoklarının gözünü korkutan Savaş ve Barış, ilk bakışta 20’li yaşlarda okunacak bir kitap gibi durmayabilir. İvan İlyiç’in Ölümü ve Diriliş de isimleriyle korkutabilir gençleri. Ama aslında Tolstoy 20’li yaşlarda okumak için oldukça uygun bir yazardır. Çünkü bundan 100 yıl kadar önce Rusya’da yaşamış olsa bile kendisi de, karakterleri de günümüze hakim olan hırs, başarısızlık, stres, iyilik gibi duyguları iyi bilir ve her yaştan okura kendi içlerindeki duyguları anlayıp ifade etmeleri konusunda rehberlik edebilirler.

Rus edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan Tolstoy’u 20’li yaşlarda (veya herhangi bir yaşta) okumanız için beş sebep:

1. Tolstoy her zaman kendisini geliştirmeye çalışırdı. 

Tolstoy 18 yaşındayken günlük tutmaya başladı. Bu günlükle amacı varoluşunu güçlendirecek bazı kurallar yaratmak ve günlerini daha iyi organize edebilmekti. Günlüğünde yazan bazı maddeler şunlardı:

  • Sabah beşte uyan,
  • Aynı anda sadece bir şey yap,
  • Geneleve ayda sadece iki kez git,
  • Tatlı yemekten kaçın,
  • Başka insanların düşüncelerine takılma,
  • Daha az şanslılara yardım et.

Tolstoy’un kendisini geliştirme düşüncesi romanlarında da ortaya çıkar. Özellikle Çocukluk, İlkgençlik, Gençlik kitabındaki Nekhlyudov karakteri büyük ölçüde Tolstoy’u ve kurallarını yansıtır. “İnsanlığı şekillendirmek ve ahlaksızlığı ve mutsuzluğu yok etmek bize o zamanlar makul gelmişti. Tıpkı kendimizi şekillendirmek, bütün erdemlerde usta olmak ve mutlu olmak gibi.”

2. Tolstoy başarısızlığı da biliyordu.

Tolstoy’un bile bazı planlarının istediği gibi gitmediğini bilmek sizi biraz rahatlatabilir. Hatta planları oldukça nadir istediği gibi gitmişti. Bazı günler koyduğu kurallara uyabilse de bazı günler “hiçbir şey”, “neredeyse hiçbir şey”, “kötü şeyler” yaptı, Gogol okudu veya çok uyudu. Ama yine de, kendisine bu kadar yüksek hedefler koymasaydı belki edebi şaheserler yaratamayacaktı.

“Bu kadar üşengeç olduğum ve belirlediğim şeyleri yapamadığım ikinci gün. Neden böyle oluyor? Bilmiyorum. Ama umutsuzluğa kapılmamalıyım: Kendimi aktif olmaya zorlayacağım.” – Günlükler

leo-tolstoy

3. Tolstoy’un bazı karakterleri bulundukları topluma uyum sağlayamıyordu.

Savaş ve Barış’ın başında Pierre Bezuhov, 10 yıllık eğitimin ardından Avrupa’dan yeni dönmüş 20 yaşında bir genç olarak karşımıza çıkar. Rusya’ya dair çok az bilgisi bulunduğu için Rus toplumunda kendisini rahatsız ve gergin hisseder. Yine de Pierre iyilik için çabalamaya devam eder ve sonuçta da edebiyat tarihinde bunu başarabilen az sayıda karakterden biri olur.

4. Tolstoy kaotik dünyada anlamı ve basitliği bulmaya çalışıyordu.

Günümüzde sosyal medya ve teknolojinin gittikçe daha çok hayatımıza girmesiyle huzuru bulmak, anlamlı deneyimler yaşamak zorlaşmaya başladı. Tolstoy’un Aile Mutluluğu kitabı bu konuda özellikle önem taşımakta.

“Köydeki evimizde iyilik yapmanın çok kolay olduğu, ama bu iyiliğe alışmamış insanlarla birlikte sessiz, sakin bir yaşam sürme, sonra yararlı bir çalışma, sonra dinlenme, doğanın güzellikleri, kitaplar, müzik, cana yakın bir komşunun sevgisi… Daha fazlasını hayal edemeyeceğim bir mutluluk.”

Köye taşınmamıza gerek yok ama Tolstoy’un dediği gibi sosyalleşme, dışarı çıkma, kitap okuma, dinlenme gibi eylemlere hayatımızda daha çok yer verebiliriz.

5. Tolstoy stres ve paniğin nasıl hisler olduğunu bildiği gibi onların üstesinden nasıl geleceğini de biliyordu.

1869’da topraklarını denetlemek için çıktığı Penza gezisi sırasında dinlenmek üzere bir otelde geceledi. Ve gece ikide beklenmeyen bir panik atak geçirip, “umutsuzluk, korku, terör” hisleriyle doldu taştı. Aynı gezide Tolstoy sık sık uzun çam ağaçlarının tepelerine bakarak kendisinden büyük bir şeye hayran kaldı. Tolstoy ve karakterleri için böyle bir anın üstesinden gelmenin en iyi yolu etrafa ve gökyüzüne bakmak. Prens Andrey Savaş ve Barış’ta savaş alanındayken şu ünlü cümleleri söyler örneğin:

“Evet! Sonsuz gökten başka her şey boş, her şey bir yanılsama. Başka hiçbir şey ama hiçbir şey yok onun dışında. Durgunluktan ve huzurdan başka…”

“HZ.MUHAMMED” FİLMİ ELEŞTİRİ ALMAYA DEVAM EDİYOR…

muhammed film seti

İslam peygamberi Muhammed’i konu alan karikatür, resim, film gibi sanat eserlerinin radikal dinci gruplar tarafından eleştirilmeleri geleneği devam ediyor… İranlı bir film şirketi tarafından yapımı devam eden yeni bir sinema filminde Hz. Muhammed’in çocukluğu anlatılıyor… Filmde Hz. Muhammed’in yalnızca başının arkası ve sırtının görüleceğinin açıklanmasına rağmen, film şimdiden eleştirilerin hedefi konumuna geldi… “Allah’ın Elçisi Muhammed” isimli filmin yönetmeni Majid Majidi…

muhammad film

Filmin gösterime giriş tarihi henüz bilinmiyor… Şirketin yaptığı açıklamaya göre, film tamamlandığında İran’da yapılmış en pahalı film olacak… Filmin yapımında Oscar ödüllü görsel efektler uzmanı Scott E. Anderson, 3 Oscarlı İtalyan görüntü yönetmeni Vittorio Storaro ve 2 Oscarlı müzik yapımcısı Rakha Rahman bulunuyor… Arapça, Farsça ve İngilizce olarak dağıtımı yapılacak olan filmin, İran’da 2015 yaz sonunda gösterime girmesi planlanıyor… Üçleme olması da düşünülen filmin devam filmlerinde ise Hz. Muhammed’in gençliği ve 40’lı yaşlarından sonrasının anlatılacağı belirtiliyor…

BU HABER BUKOWSKI VE KEDİ SEVERLERE…

bukowski ve kediler

1994 yılında 74 yaşında iken ölen çağdaş Amerikan edebiyatının önemli yazarlarından Charles Bukowski’nin şu ana dek yayımlanmamış üç eserinin daha yayıma hazırlandığı açıklandı… The Independent gazetesinde yayımlanan habere göre, Bukowski’nin bu 3 eserinde de kediler önemli rol alıyor… Bu eserlerden ilkinde, yazarın edebi kariyerini konu eden mektuplar yer alıyor… Temmuz’da basılacak bu eserden sonra, On Cats (Kediler Üzerine) adlı eser Ekim’de, On Love (Aşk Üzerine) isimli kitap ise Şubat 2016’da yayımlanacak…

Bukowski, kedileri için “Hepsi benim öğretmenim” tabirini kullanıyor… Bukowski; “Kendinizi kötü hissederseniz, kedileri izleyin, kendinizi daha iyi hissedeceksiniz… Çünkü onlar her şeyi bilir… Ne kadar çok kediniz olursa, ömrünüz o kadar uzar…” Yazarın bir de öngörüsü var:  “Bir gün bu gerçek keşfedildiğinde, herkes binlerce kediye sahip olacak ve sonsuza kadar yaşayacak…” Bukowski ve eşinin çok sayıda kedi ile birlikte yaşadıkları biliniyor…

2015 İSTANBUL FİLM FESTİVALİ BİLETLERİ HAFTA SONUNDA SATIŞTA…

2015 istanbul film festivali

2015 İstanbul Film Festivali’nin biletlerinin 28 Mart Cumartesi sabahı satışa çıkacağı açıklandı… İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl 34. kez düzenlenen İstanbul Film Festivali 4-19 Nisan 2015 tarihleri arasında sürecek… Biletler; Biletix satış noktaları, Biletix Çağrı Merkezi (0216 556 98 00), Biletix web sitesi (www.biletix.com) ve Atlas ve Rexx sinemalarında açılacak ana gişelerden satın alabilecek…

Bilet fiyatları ise tam 17 TL, öğrenciler ile 65 yaş ve üstü izleyiciler için ise 12 TL (21.30 seansları ve Akbank Galaları’nın ilk gösterimleri hariç)… Atlas ve Rexx sinemalarında yapılacak Akbank Galaları ilk gösterimlerinin bilet fiyatları ise 20 TL olacak… Diğer taraftan; indirimli bilet uygulaması şu şekilde: Hafta içi gündüz 11.00, 13.30 ve 16.00 seanslarının biletleri 5 TL… Ayrıca, İstanbul Film Festivali’nde bu yıl 28 Mart-4 Nisan tarihleri arasında tüm izleyiciler biletlerini %10 indirimli alacak… Lale Kart üyeleri biletlerini % 25’e varan indirimle, lisans, ön lisans üniversite ve lise öğrencileri ise öğrenci kimliklerini ibraz ederek İKSV binasından 20 TL karşılığında alabilecekleri “PasoFilm! Kart” ile festival boyunca indirim ve ücretsiz katalog alma hakkı kazanacaklar…

İstanbul Film Festivali programı ile ilgili sitemizde yayınlanan yazıya ve Festival Programına ulaşmak için tıklayınız…

POLİSİYE ROMAN SEVENLER İÇİN…

Cinairoman polisiye roman sitesi

2009 yılından bu yana internet dünyasında yayın yapan “Cinairoman.com“, Türkiye’nin polisiye-gerilim edebiyatının arşivini oluşturdu… En eskisi 1885 yılına ait olan Türkçe polisiye roman türünün 7890 eserinin listesini bu sitede bulmanız mümkün… Polisiye roman türünün meraklıları bu sitede kısa öyküler, yazarlarla yapılmış sohbetler de bulabiliyorlar… Sitede yer alan roman kataloğunda, söz konusu kitapların hemen hepsiyle ilgili kapak görseli, künye bilgileri ve kısaca tanıtımları da yer alıyor… Sitenin olumsuz tarafları ise, görüntü tasarımının cazip olmaması ve kullanım kolaylığı yaratmaması…

2015 İSTANBUL FİLM FESTİVALİ NE ZAMAN BAŞLIYOR?..

istanbul-film-festivali

Bu yıl 34. kez yapılacak olan İstanbul Film Festivali 4-19 Nisan 2015 tarihleri arasında yapılacak… İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından AKBANK sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Film Festivali’nde gösterilecek filmler arasında 14’ünün ilk gösterimleri Festival sırasında gerçekleşecek… Festivalin “Akbank Galaları” bölümünde usta yönetmenler Paul Thomas Anderson ve François Ozon’un son filmlerinden Jafar Panahi’nin Berlin’de Altın Ayı kazanan filmi Taxi’ye, modanın dev ismi Yves Saint Laurent’in hayatından dokuz ünlü yönetmenin kısa filmlerinden oluşan Words with Gods’a kadar birbirinden güzel ve ödül kazanmış yapımlar da yer alıyor…

İstanbul Film Festivali’nde öğrencilere özel giriş kartı da hazırlandı… “PasoFilm!” kart almak için lise veya üniversite (lisans ve ön lisans) öğrencisi olmak gerekiyor… Kart bedeli 20 TL ve bu kart sahipleri öncelikli bilet alımı, çeşitli mekânlarda festival boyunca indirim ve ücretsiz kitapçık alma hakkına sahip olacaklar… Kartlar 1 Mart 2015 Pazar günü saat 10.00’dan itibaren öğrenci kimliklerini göstererek İKSV binasından alınabilecek… 

Festivalin programı henüz açıklanmadı ama İstanbul Film Festivali resmi web sayfasına buradan ulaşabilirsiniz… 

İşte Festivalin bazı filmleri:

Paul Thomas Anderson – Inherent Vice

Amerika Sineması’nın en heyecan verici yönetmenlerinden Paul Thomas Anderson’ın merakla beklenen yeni filmi Inherent Vice, eski kız arkadaşının da karıştığı bir komployu araştırmaya başlayan özel dedektif Larry “Doc” Sportello’nun hikâyesini anlatıyor. En İyi Uyarlama Senaryo ve En İyi Kostüm dallarında Oscar’a aday olan filmin oyuncu kadrosu yıldızlarla dolu: Yönetmen Anderson’ın fetiş oyuncusu Joaquin Phoenix, Josh Brolin, Owen Wilson, Katherine Waterston, Reese Witherspoon ve Benicio del Toro. Inherent Vice, Amerikan Edebiyatı’nın en esrarengiz ve zor yazarlarından biri olan Thomas Pynchon’ın aynı adlı romanından uyarlandı.

Guillermo Arriaga, Emir Kusturica, Amos Gitai, Mira Nair, Warwick Thornton, Hector Babenco, Bahman Ghobadi, Hideo Nakata, Álex de la Iglesia – Words with Gods

Farklı coğrafya ve inanç sistemlerinden 9 ünlü yönetmenin bir araya gelerek yaptıkları Words with Gods, inanç ve inançsızlık üzerine bir film. Farklı coğrafyalardan gelen tanınmış yönetmen kadrosuyla ateizmden Hinduizm’e, İslam’dan Budizm’e kadar uzanan bir yelpazede her yönetmen kendi kültürüne yakın duran inanç sistemi üzerinden bir hikâye anlatıyor. Kendi bölümünde Yılmaz Erdoğan’la birlikte çalışan Bahman Ghobadi de festivalde aramızda olacak.

Noah Baumbach – While We’re Young

Yine bir ilişkiler komedisi, yine hayranlık uyandırıcı bir oyuncu kadrosu: Beastie Boys’dan Ad-Rock (Adam Horowitz), Girls dizisinden tanıdığımız (ve festival programından Hungry Hearts’taki performansıyla Venedik Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülü kazanan) Adam Driver, Amanda Seyrfried ve Naomi Watts ile Ben Stiller. İlk kez Toronto Film Festivali’nde Özel Gösterimler bölümünde izleyici karşısına çıkan While We Were Young, Baumbach’ın 2012’de çektiği ve gönülleri kazanan “tatlı kaybeden” Frances Ha’dan sonraki ilk filmi. Mart ayında Amerika’da gösterime giren While We Were Young, kırklı yaşlarını süren New York’lu bir evli çifti izliyor.

Bertrand Bonello – Saint Laurent

Cannes’da Altın Palmiye için yarışan ve 11 dalda César adaylığından En İyi Kostüm ödülünü kazanan Saint Laurent’nin yönetmenliğini Bertrand Bonello üstlenirken, Bonello’ya senaryoda, iki filmi ile César ödülü kazanmış Thomas Bidegain eşlik ediyor. Konusuna uygun şekilde göz alıcı bir görselliğe sahip olan film, Adını aldığı moda dehası Yves Sain Laurent’a sadece bir tasarımcı değil, bir sanatçı olarak yaklaşıyor. Gaspard Ulliel ünlü modacıyı canlandırırken Jérémie Renier, Louis Garrel ve Léa Seydoux da filmde rol alıyor. Oyuncu kadrosundaki ünlü isimlerin cazibesi bir yana, Saint Laurent’ın yaşlılığını canlandıran Helmut Berger özellikle dikkat çekiyor.

J.C. Chandor – A Most Violent Year

A Margin Call ve All is Lost ile tanıdığımız J.C. Chandor’un son filmi A Most Violent Year, New York tarihinde suç oranın zirveyi çıktığı 1981 yılının kış aylarında geçen bir gerilim filmi. Filmde başrolü Inside Llewyn Davis’in bahtsız ve basiretsiz müzisyeni Oscar Isaac üstleniyor. ABD Ulusal Eleştiri Kurulu’nun En İyi Film, Oscar Isaac’e En İyi Erkek Oyuncu ve Jessica Chastain’e En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülü verdiği A Most Violent Year, Sydney Lumet’nin politik gerilimleriyle sık sık karşılaştırılıyor. Variety dergisinin “Zamansız bir klasik” sözleriyle övdüğü, temposunu sonradan kazanan bu suç gerilimi, Amerikan Rüyası’nın kendi ahlaki ilkelerinden taviz vermeden gerçekleştirmeye çalışan bir göçmenin haksızlık ve rekabetle baş etmesini izliyor.

Stephen Daldry – Trash

Üç kez Oscar’a aday gösterilen yönetmen Stephen Daldry Roma Film Festivali’nde Büyük Ödül kazanan yeni filmi Trash’le festivalde. Billy Elliot, The Hours / Saatler ve The Reader / Okuyucu gibi filmleriyle hem eleştirmenlerin hem de seyircinin gözdesi Daldry, Trash’te Brezilya’nın arka sokaklarında çocukların bir çöp kutusunda buldukları bir servetin ardından yaşananları anlatıyor.

Andrew Haigh – 45 Years

Bir önceki filmi Weekend ile birçok ödül kazanan Andrew Haigh’ın yeni filmi 45 Years, David Constantine’in kısa hikâyesinden uyarlanmış. İngiliz sinemasının iki usta ismi Charlotte Rampling ve Tom Courtenay, filmdeki performanslarıyla En İyi Erkek ve En İyi Kadın Oyuncu Gümüş Ayı ödülü kazandı. Evliliklerinin 45. yılını kutlamaya hazırlanan çiftin aldığı bir mektup, evliliklerinde yeni bir dönem başlamasına neden olacaktır.

Oliver Hirschbiegel – 13 Minutes

Nazi Almanya’sında yaşanmış gerçek bir olaydan yola çıkan 13 Minutes, Hitler’e suikast girişiminde bulunan direnişçi Georg Elser’in portresini beyaz perdeye taşıyor. 13 dakikası daha olsa suikast girişimi başarıya ulaşıp dünyanın kaderini değiştirebilecek George Elser’in hikâyesine odaklanan film, Elser’in doğduğu kasabaya Nasyonal Sosyalizm’in geldiği yıllardan savaşta son günlerini geçirdiği ve öldürüldüğü Dachau Toplama Kampı’ndaki yıllarına uzanan bir yaşamı anlatıyor. Haneke’nin White Ribbon / Beyaz Bant filminden tanıdığımız Christian Friedel’in Georg Elster’i canlandırdığı filmin yönetmen koltuğunda yine Nazi imparatorluğunun son günlerini mercek altına alan ve büyük ses getiren Downfall / Çöküş filminin de yönetmeni olan Oliver Hirschbiegel oturuyor.

Tommy Lee Jones – The Homesman

Hollywood’un en gözde oyuncularından oluşan kadrosuyla Cannes’da prömiyerini gerçekleştiren The Homesman, Oscar’lı aktör Tommy Lee Jones’un The Three Burials of Melquiades Estrada / Üç Defin filminden sonraki ikinci yönetmenliği. Glendon Swarthout’un aynı isimli romanından uyarlanan film 1850’lerde Amerika’nın orta batısındaki öncü yerleşimcilerin zorlu yaşam koşullarını anlatıyor. Filmin başrollerinde Hilary Swank, Grace Gummer, Miranda Otto ve Tommy Lee Jones var. Mary Bee’yi oynayan Hilary Swank, film için “feminist bir western” dediğinin de altını çizmek gerek.

Terrence Malick – Knight of Cups

Dünya prömiyerini Berlin Film Festivali’nde yapan, büyük yönetmen Terrence Malick’in son filmi Knight of Cups, Christian Bale’in canlandırdığı bir Hollywood senaristinin başarı, şöhret ve boşluk arasında gidip gelen dünyasında varoluşunu sorgulayarak anlam aramasını anlatıyor. Natalie Portman, Cate Blanchett, Antonio Banderas, Freida Pinto, Imogen Poots ve Armin Mueller-Stahl’in de rol aldıkları film Akbank Galaları’nda. Terrence Malick’in Altın Palmiye kazanan Tree of Life ve 2012’de çektiği To the Wonder filmleri büyük ilgi toplamıştı. Knight of Cups da bu iki film benzeri deneysel, izlenimci kolajlar aracılığıyla nefes kesici bir atmosfer yaratırken parçalı bir anlatı izliyor. Filmin adı, Tarot destesindeki “Kupa Şövalyesi”nden geliyor.

François Ozon – The New Girlfriend
Her daim yenilikçi François Ozon, son filmi The New Girlfriend ile şaşırtmaya devam ediyor. İngiliz usulü dedektif romanlarının ustası Ruth Rendell’ın aynı adlı öyküsünden uyarlanan film, San Sebastian ve St. Petersburg festivallerinden ödülle döndü. Toplumsal cinsiyet rolleri ve burjuva ahlakını sorgulayan The New Girlfriend, Ozon tarzı mizahtan da geri kalmıyor.

Jafar Panahi – Taxi
65. Uluslararası Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı alan Taxi, Akbank Galaları bölümünde izleyiciyle buluşacak. Rejim karşıtı yönetmen Jafar Panahi’nin tüm yasaklara rağmen çektiği Taxi’de, Tahran’da bir taksiye yerleştirilen kamera, taksici ile müşteriler arasında geçen diyalogları kaydediyor. Tahran sokaklarında dolaşan taksinin şoför koltuğunda da yönetmenin kendisi, Jafar Panahi yer alıyor. Taksiye binen birbirinden farklı yolcularla yapılan röportajlarda haklın ülke gündemiyle ilgili sorulara samimiyetle verdiği cevaplar, komedi ve dram öğelerini içeriyor ve İran toplumunun samimi bir portresini çiziyor…

İŞTE “YILDIZLAR ARASI” (INTERSTELLAR) FİLMİNİN GERÇEK SONU…

interstellar yıldızlararası yeni son

Yıldızlararası (Interstellar) filmi geçen yılın en önemli bilim-kurgu filmlerinin başında geliyordu… Merakla beklenen film, teknik dallarda 5 kez Oscar adayı oldu ve hak ettiği görsel efektler ödülünü kazandı… Batman sersinin ve anlaşılması oldukça güç “Inception” (Başlangıç) filminin ünlü yönetmeni Christopher Nolan‘ın yönettiği filmin senaryosu da yönetmen ve erkek kardeşi Jonathan Nolan’a ait… iMDb puanı 8,8 olan film, bazıları için uzay bilimleri açısından gerçekleri tam olarak yansıtamayan bir hikayeye sahip, bazıları için bir görsel şölen, bazıları için ise beklentileri boşan çıkartan bir çaba… Bu konuda kendi yorumumu da sitede daha önce yayınlamıştım…

Uzay-zaman-insanlığın geleceği üçgeninde gelişen filmin orijinal senaryoya göre aslında başka ve seyirciyi pek de mutlu etmeyecek bir sonla bittiğini geçtiğimiz günlerde senaryoyu kaleme alan isimlerden biri, Jonathan Nolan açıkladı… Sinemalarda izlediğimiz kadarıyla, film, pilot-astronot Cooper dünyaya geri dönmeyi başarıyor ve bir uzay gemisine atlayarak, Anne Hathaway’ın canlandırdığı, aşık olduğu astronot Brand’ın yaşadığı gezegene doğru yola çıkıyordu… Yeni açıklamaya göre ise, aslında Cooper geri dönüş yolunda geçmek zorunda kaldığı Einstien-Rosen Köprüsü (diğer bilinen adıyla “solucan deliği”) yok olur… Buna rağmen Cooper dünyaya geri dönmek için bir yol bulur, 2320’de geri döndüğü (yani gidişinden 200 yıl sonra) kendi toprakları dahil her yerin karlar altında kaldığını görür… Evine gelen Cooper, burada kimseyi bulamaz… Uzay gemisine geri dönmek için dışarı çıkar… Ancak, başlayan kar fırtınası yüzünden uzakta gördüğü gemisine ulaşamaz… Burada, buzlarla kaplı arktik tundra haline gelen bomboş dünyada yalnız başına ölecektir… 

İŞTE “YILDIZLARARASI” FİLMİNİN SİNEMADA İZLEDİĞİMİZ SONU…

YouTube Preview Image

“GÖREVİMİZ TEHLİKE 5″ YAZIN GÖSTERİME GİRECEK….

Mission-Impossible-Rogue-Nation

1996 yılındaki ilk filmle başlayan “Görevimiz Tehlike” sersinin 5. filmi de yakında gösterime girecek… “Artık yeter” demeyecek olan Görevimiz Tehlike hayranları için filmin fragmanı yayınlandı… “Mission: Impossible Rogue Nation” adıyla 31 Temmuz 2015’de gösterime girecek olan filmin yönetmeni Christopher McQuarrie… Başrollerde yine vazgeçilmez Tom Cruise (Ethan Hawk karakterinde) ve Rebecca Ferguson ile Jeremy Renner var… 52 yaşındaki Tom Cruise’un Airbus A400’lerin tepesinde neler yapabildiğini görmek isteyenler bu filme bayılacaklar…

YouTube Preview Image

mission-impossible-rogue-nation-poster-gorevimiz tehlike

mission-impossible-rogue-nation-gorevimiz tehlike 5-rebecca-ferguson-tom-cruise

TAKSİ ŞOFÖRÜ (TAXI DRIVER) FİLMİNİN YORUMU…

taxi-driver-jodie-foster-robert-de-niro

Taksi Şoförü filmi, sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri olarak gösterilir… İnsan psikolojisinin derinlerine inmeyi deneyen senaryosu ve kararında kullanılan şiddet ögeleri ile film, gerçekten de seyredilmeye değer bir sinema baş yapıtıdır… 113 dakika uzunluğundaki film, 1977 Aralık ayında Türkiye’de de gösterime girmiştir… Filmin iMDb puanı da bir hayli yüksektir: 8,5…

taxi driver robert de niro

1977 yılında 4 dalda Oscar’a aday olan film, bunlardan hiç birini kazanamadı…

Filmin baş rollerini paylaşan Robert De Niro ve Jodie Foster en iyi erkek ve en iyi yardımcı kadın oyuncu Oscar’larına aday gösterildi ama her ikisi de sonuç alamadı… Robert De Niro, film çekildiğinde 33, Jodie Foster ise sadece 14 yaşında idi… Buna karşılık Robert De Niro filmde 26 yaşındaki Travis Bickle karakterini, Foster ise 12 yaşındaki Iris karakterini canlandırmıştır… Herkes o kadar gençtir ki, yönetmen Martin Scorsese bile sadece 34 yaşındadır… 

Robert De Niro, 1976’da film çekildiğinde henüz iki yıl önce Baba 2 (Godfather II) filminde oynadığı Don Corleone (Vito Corleone’nin gençliği) rolüyle en iyi erkek oyuncu Oscar’ını almıştı… Jodie Foster ise, çocukluğundan beri Hollywood filmleri ve televizyon reklamları ile sektörün içinde olan bir oyuncu idi… Filmde önemli bir role sahip olan Cybill Shepherd ise henüz 24 yaşında bir genç kadın olarak parlak bir kariyerin başındaydı… 
 
Sinema tarihinin gelmiş geçmiş en iyi erkek oyuncularından biri sayılan Robert De Niro, 1978 yapımı Deer Hunter (Geyik Avcısı) filmindeki performansı ile yeniden Oscar’a aday oldu ama onun yerine rol arkadaşı Christopher Walken en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü kazandı… 
Filmin konusuna gelince… Film, New York’ta özellikle alt kesimden kişilerin yaşadığı semtlerde geçer… Travis Bickle (Robert De Niro) Amerikan Deniz Kuvvetleri Piyadesi ve bir Vietnam gazisi olarak kendisine bir iş bulmak üzere taksi şoförlüğü yapmak için bir taksi durağına müracaat eder… Zaten uyuma bozukluğu olduğundan gece çalışmayı tercih eder… Sokakta gördükleri, kendisinin yüksek ahlak sahibi olduğunu düşünen Bickle’ın hoşuna gitmez… Birinin buna “dur” demesi ve bu duruma düşmüş insanları kurtarması gerekmektedir… Bir yandan da kendisini kötü cinsel içerikli filmlerin oynadığı sinemalara gitmekten alıkoyamaz… Kısacası, Bickle kişilik olarak çelişkilerle dolu, aklı karışık bir karakterdir… Tesadüfen tanıştığı siyasi kampanya çalışanı Betsy (Cybill Shepherd) ile tanışınca, ona takıntılı bir ruh hali ile bağlanır ve onda bir çıkış yolu arar… Bir yandan da gece karşılaştığı çocuk fahişe Iris’i (Jodie Foster) bu kötü hayattan kurtarmanın hayalini kurmaktadır…taxi driver jodie foster
 
Travis’e göre, Iris yaşadığı bu kötü hayattan bıkmıştır ve kurtulmaya çalışmaktadır,  ama Iris’in satıcısı ve sevgilisi Matthew (Harvey Keitel) buna izin vermemektedir… Film, bu şekilde devam ederken, iyi başlayan Travis ve Betsy ilişkisi, Travis’in Betsy’i cinsel içerikli bir filme götürmesi ile sona erer…Betsy zaten Bickle’ın kendisine uygun olmadığını sezmektedir… Ona, yemekte “Senin gibi birisiyle hiç karşılaşmamıştım… Çelişkilerle dolu birisin” demiş ve bu düşüncesini ifade etmiştir… Travis’in Betsy’i geri kazanma çabaları sonuç vermez ve Travis eski yalnız yaşamına geri döner… Artık tek gayesi, dünyayı pisliklerden kurtarmak ve buna da Iris’i kurtararak başlayacaktır… İlk işi silah almak olur… Eski bir asker ve savaş gazisi olarak zaten silahlara alışkındır… Kendi kendine ayna karşısında pratik yaparak, planladığı kurtarma operasyonuna hazırlanır… Ve sonunda, Iris’in olduğu yere gider… Önce satıcı Matthew’i silahla vurur, arkasından Iris’in çalıştığı otelin sahibini öldürür… Ancak, kendisi de tedbirsiz davranarak ölümcül yaralar alır… Iris’e “artık kurtulduğunu” söyler ve polis baskını ile ağır yaralı olarak yakalanır…
 
TAKSİ ŞOFÖRÜ FİLMİNİN FRAGMANI…
YouTube Preview Image
 
Filmin burada bittiğini düşünenler ise yanılırlar… Travis, hastanede tedavi görür… Medya tarafından bir toplumsal kahraman gibi tanıtılır ve adalet tarafından hoş görülür… Iris’in anne ve babasından bir mektup alır: Kızlarını kurtardığı için teşekkür etmektedirler… Travis eski yaşamına geri döner… Bir gece Betsy’i arabasına alır… Betsy, Travis’le konuşmaya çalışır ama Travis onunla konuşmaz ve taksi ücretini de kabul etmez… Ve film bu sahneden sonra biter…
 
Film, pek çok bakımdan harika sahnelerle doludur… Özellikle, Robert De Niro’nun inanılmaz gayreti ve oyunculuğu filme renk katıyor… Tabii, bunda sadece üç yıl önce birlikte iş yaptıkları (Mean Streets, 1973) yönetmen Martin Scorsese ile birbirlerini iyi tanımalarının da rolü olabilir… Travis Bickle’ın ayna karşısında yaptığı katliam antremanları sırasında söylediği “Bana mı söylüyorsun?” sözü, sinema tarihinin en çok bilinen klişelerinden biri olmuştur… Robert De Niro, bu sözü çekimler sırasında kendisi doğaçlamıştır… Bu sahneyi, hemen aşağıdaki videoda bulabilirsiniz… 
TAKSİ ŞOFÖRÜ FİLMİNİN EN GÜZEL SAHNESİ…
YouTube Preview Image
Bunun dışında, yönetmen Martin Scorsese’nin Travis’in arabasına taksi müşterisi olarak binmesi ve gergin-asabi bir müşteri portresi çizmesi de filmin unutulmazları arasındadır… Robert De Niro, bu filme hazırlık olmak üzere bir ay boyunca günde 12 saat taksi şoförlüğü yapmış ve ayrıca, akıl hastalığı konusuna çalışmıştır… Harvey Keitel de filmdeki kadın satıcısı rolü için gerçek kadın satıcıları ile pratik yapmıştır… Filmde pek çok detay vardır… Örneğin, bunlardan biri Travis’in Betsy’i yeniden elde etmek için yaptığı telefon konuşması sahnesindedir… Travis, Betsy ile tatsız konuşmayı yaparken kamera yavaşça yana kaymakta ve Bickle’ın yanındaki boş ve uzun koridora odaklanmaktadır… Bu görüntü, yapılan konuşmanın ne kadar katlanılması zor ve acı verici olduğunu göstermektedir…
Filmin Travis Bickle’ın yaptığı katliamı anlatan son sahneleri özellikle uzun tutulmuştur… Böylelikle, hem çekilmesi zor sahnenin teknik sorunları aşılmıştır hem de katliamın seyirci üzerinde yarattığı gerilim etkisi arttırılmıştır… Film çekildiğinde henüz 14 yaşında olan Jodie Foster, küçük yaşına rağmen iyi bir performans göstermektedir… Bunda, daha küçük yaşlardan beri edindiği oyunculuk deneyiminin yanı sıra, rol arkadaşı Robert De Niro’dan aldığı ilhamın da etkisi olduğu sonradan itiraf etmiştir…
taxi driver cybill shepherd
Film hakkında son bir yorum yapmak gerekirse, filmin ABD sinemasında çok işlenen bir ‘Vietman gazisi sorunları’ filmi olduğu görülecektir… Zaten savaşmak için yetiştirilmiş ve savaşı, ölümü ve katliamları yaşamış olan savaş gazileri, yurtlarına döndükten sonra da içinde bulundukları tanrı sanrıları yüzünden kendilerini etraflarındaki kötülüklerle savaşmak zorunda hissetmektedirler… Büründükleri tanrı-cezalandırıcı rolüne o kadar kendilerini kaptırırlar ki, Don Kişot gibi kötülükleri bir başlarına alt edebileceklerini sanırlar (Aynı klişe, psikolojik durum bakımından Deer Hunter filminde, cezalandırıcılık bakımından Rambo filmlerinde de işlenmiştir)… Amerikan sinemasında çok işlenmiş bir klişe olmakla birlikte, Taksi Şoförü bir savaş gazisinin durumuna daha insanı bir açıdan bakmaktadır… Filmin en sonunda da ortaya çıktığı gibi her ne kadar katliam yapsa da onu bir toplum kahramanı olarak tanıtma çabasına girmektedir… Aslında, filmin sonunda herkes Travis Bickle’ın öleceğini, yoksa cinayetten hüküm giyeceğini, hapislere düşeceğini düşünürken, filmin yapımcıları bir savaş gazisini bu şekilde harcatmayı ya göze alamazlar ya da içlerine sindiremezler… Filmin, bizce en zayıf noktası da budur… Film, burada gerçeklikten uzaklaşmaktadır… Hatta, toplum içinde yaşayan bireylere ‘adam öldürseniz bile, bunu toplumun iyiliği için yaparsanız hüküm giymezsiniz, hatta kahraman bile olursunuz’ mesajı verilmektedir ki bu son derece yanlıştır…
Yazımızı, filmin görülmeye değer aksiyon içeren son sahnesi ile bitirelim… Bu sahne, uzun sayılabilecek bir sürede sona erer (5,18 dakika) ve Travis Bickle’ın (De Niro) en sondaki kendini öldürmeyi taklit ettiği sahne ayrıca görülmeye değer… 
 
TAKSİ ŞOFÖRÜ FİLMİNİN GERİLİM DOLU SON SAHNESİ…
YouTube Preview Image

AMY WINEHOUSE BELGESELİ HAZİRAN’DA GÖSTERİME GİRECEK…

amy winehouse belgesel

23 Temmuz 2011’de sadece 27 yaşındayken yaşamını yitiren ünlü İngiliz şarkıcı Amy Winehouse’un kısa yaşamını konu alan belgesel filmin 3 Haziran 2015’de gösterime gireceği duyuruldu… Filmin fragmanı ise henüz yayınlanmadı, ancak çok yakında yayınlanacağı belirtiliyor… Yayınlandığı anda sitemizde olacak… Filmde, ünlü yorumcunun daha önce bilinmeyen şarkı, video ve fotoğraflarını da içereceği bilgisi verildi… Adı “Amy: The Girl Behind the Name” olarak belirlenen filmin posteri ise aşağıda…  Filmin yönetmenliğini daha önce ünlü Formüla 1 yarışçıcı Senna’nın yaşamını da belgesel film olarak çeken Asif Kapadia yapıyor…

Kısa müzik kariyeri boyunca 5 kez Grammy ödülü kazanan Amy Winehouse 14 Eylül 1983’de doğdu ve 23 Temmuz 2011’de yaşadığı apartman dairesinde alkol zehirlenmesinden yaşamını yitirdi… Yahudi asıllı şarkıcının madde bağımlılığı ve ruh sağlığı sorunları olduğu biliniyordu…

amy winehouse belgesel poster